Caber Kalesi

Caber Kalesi
  • Yer : Kuzey Suriye
  • Önem : Yakınındaki “Türk mezarı” ile ünlü Ortaçağ kalesi.

Yakınlarındaki Türk mezarı ile ünlü olan Orta Çağ kalesi günümüzde Kuzey Suriye’de bulunmaktadır. İslamiyet’ten önce Musul-Halep yolu üzerinde Devser adıyla ünlü olan bu yer, efsaneye göre bu adı Hîre Hükümdarı Nu‘mân b. Münzir el-Lahmî’nin adamlarından Devser’den aldı. 640 yılında İyâz b. Ganm kumandasındaki İslam ordusu tarafından fethedilen kale, 10. yüzyılın ikinci yarısına kadar Cezire valilerince yönetildi. Daha sonra uzun süre Benî Nümeyr kabilesinin kontrolünde kalan kale 1040 yılında Fatımiler’in kontrolüne geçti. Selçuklular döneminde kale Ca‘ber b. Sâbık el-Kuşeyrî tarafından ele geçirildi ve onun adıyla anıldı ve kale zamanla eşkıya yuvasına dönüştü. Melikşah ise Halep Seferi sırasında burayı ele geçirdi. Daha sonra da burayı Halep üzerindeki haklarından vazgeçmesi karşılığında Sâlim b. Mâlik b. Bedrân el-Ukaylî’ye verdi. Kale, 1146 yılında İmâdüddin Zengî tarafından kuşatıldı fakat köleleri tarafından öldürülmesi üzerine kuşatma son buldu. Sonraları ise Ukaylîler Serûc ve Bâbü Büzâd bölgeleriyle 20.000 dinar karşılığında kaleyi İmâdüddin Zengî’nin oğlu Halep Atabegi Nûreddin Mahmud Zengî’ye teslim etti. Nûreddin Zengî zamanında çeşitli imar faaliyetlerine sahne olan Caber Kalesi çok gelişti. Beş yıl sonra kale Nûreddin Zengî’nin ölümüyle (1174) bölgeye yerleşen Selahaddin-i Eyyubi’nin eline geçti. Kale ve civarı 1202 yılında Harizmşahlar tarafından yağmalandı. 1260 yılında ise İlhanlı Hükümdarı Hülagü’nün eline geçen kale tahrip edilerek halkı etrafa dağıtıldı. Memlükler zamanında Halep nâibliğine bağlı olarak bölgede ikamet eden Döğerler’e mensup çeşitli oymaklar Osmanlılar devrinde de bölgedeki hâkimiyetlerini sürdürdüler. 1918’de İngilizler tarafından işgal edildi, ardından Suriye’ye bağlanarak Fransız mandasına bırakıldı.

Caber Kalesi’nin kuzeybatı eteklerinde “Türk mezarı” diye anılan türbe kare şeklinde bir avlunun içinde idi. Süleyman Şah’a izafe edilen kitabesiz mezar, mihrabın karşısında ve ortada bulunuyordu. Zamanla harabe haline gelince II. Abdülhamid’in emriyle Halep Valisi Cemil Hüseyin Paşa yeniden yapıldı. I. Dünya Savaşı sonunda Caber Kalesi ile birlikte Suriye’nin sınırları içinde kalan ve Fransa’nın mandasına verilen türbe, Anadolu Türkleri için büyük bir manevî değer taşıdığı için 20 Ekim 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetiyle Fransa hükümeti arasında imzalanan Ankara İtilâfnâmesi’nin 9. maddesi gereğince Türkiye’ye bırakıldı. 1974 yılında Tabya Barajı’nın suları altında kalacağı anlaşılan mezar, Suriye hükümetiyle varılan anlaşma uyarınca biraz daha kuzeydeki Karakozak mevkiine nakledildi.  2015 yılında ise Suriye’deki savaşın türbeye oluşturduğu tehdit nedeniyle Türkiye sınırına yakın bulunan Suriye Eşmesi köyüne taşındı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Taneri, Aydın, Ca’ber Kalesi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1992, c.6, sf.525-527

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun