Bursalı Ahmed Paşa

  • Meslek : Divan Şairi
  • Doğum : Edirne
  • Ölüm : 1496-97(?)
  • Ebeveyn : Veliyyüddin Efendi

Hayatını Bursa’da geçirmesi ve orada ölmesi nedeniyle Bursalı olarak tanınan Ahmed Paşa tahsilini tamamladıktan sonra babasının da nüfuzu sayesinde müderris olarak Bursa Muradiye Medresesi’nde ilk vazifesine başladı, ardından da Molla Hüsrev’in yerine Edirne’ye tayin edildi. Fâtih Sultan Mehmed’in tahta geçmesinden sonra kısa sürede yükselerek önce kazasker, daha sonra da padişaha musâhib ve hoca oldu. Pâyelerin en yükseğine ulaşarak vezirlik rütbesini elde etti. Fâtih’in Ahmed Paşa’ya olan kuvvetli teveccühü ve onu âdeta bir gölge gibi yanından ayırmaması pek çok kişinin kıskançlığına da sebep oldu. Böylece günün birinde talihi ters dönen Ahmed Paşa, bazı dedikodular üzerine padişahın gazabına uğradı ve tevkif edildi. Önce Bursa’da Orhan ve Muradiye medreseleri mütevelliliğine tayin edildi. Fâtih’in vefatına kadar Sultanönü, Tire ve Ankara’da sancak beyi olarak görev yapan Ahmed Paşa, II. Bayezid zamanında aynı görevle Bursa’ya tayin edildi. Bursa’da vefat eden Ahmed Paşa’nın cenazesi Muradiye Medresesi yakınında yaptırdığı türbeye defnedildi.

Ahmed Paşa, gerek tezkireciler gerekse XIX. yüzyılın ikinci yarısında Ziyâ Paşa ve Muallim Nâci tarafından Şeyhî ve Necâtî arasında yetişen şairlerin en büyüğü olarak kabul edildi. Zekasının keskinliği ve nüktedanlığı ile bilinen Ahmed Paşa divanını II. Bayezid’in emri üzerine tertip etti. Türkçe şiirleri dışında Arapça ve Farsça şiirlerde kaleme aldı. Kendisinden sonra gelen Türk şairlerine kendisini üstat olarak kabul ettirmeyi başardı. Ahmed Paşa’nın, Nevâî’nin şiirlerini gördükten sonra ona yazdığı nazirelerle şöhret bulduğu, Hasan Çelebi tarafından ve belki de ona dayanarak Nâmık Kemal, Gibb ve Browne tarafından söyleniyorsa da bu pek tabii asılsız bir iddia olarak kaldı. Zira Nevâî’nin şiirleri II. Bayezid devrinde Anadolu’ya ulaştığında Ahmed Paşa çoktan edebiyat tarihindeki yerini almıştı.  Bütün bunların yanı sıra Uzun Firdevsî, Câfer Çelebi ve Latîfî, Ahmed Paşa’yı İran edebiyatının basit bir taklitçisi ve aktarmacısı olarak gördüler. Ahmed Paşa İran şairlerinden Selmân-ı Sâvecî, Kemâl-i Hucendî ve Kâtibî’nin tesirinde kaldı ve onları zaman zaman aynen tercüme etti; ancak Türk şairlerinden Ahmedî, Melîhî, Şeyhî ve Atâî’nin de etkisinde kaldı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kut, Günay, Bursalı Ahmed Paşa, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 2, 1989

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun