Bizans İmparatoruğu

  • Tarih : 330-1453

Bizans Devleti Doğu Akdeniz’de bin yıldan fazla hüküm süren bir imparatorluktur. Aynı bölgede önce Roma İmparatorluğu, Bizanslılar’dan sonra da Osmanlı İmparatorluğu hüküm sürdü. Bizans Devleti kendi kendine vücut bulmuş, hususi kanunlarla teşekkül etmiş bir devlet değildi; o büyük Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla meydana geldi. Ülkenin hudutları tamamıyla Roma İmparatorluğu’ndan intikal ettiği gibi idare, hukuk, din gibi kültür unsurları da hep Roma İmparatorluğu son devrinin mirasıydı. Roma İmparatorluğu’nun ilk imparator Diokletianos tarafından hâkimiyet merkezinin doğuya nakledilmesinden sonra Bizans Devleti’nin kuruluşu Büyük Konstantinos’a dayanır. İtalya’nın doğusunda yeni bir devlet merkezi kurmanın gerekli olduğuna kesinlikle karar veren Konstantinos bu gayeye en uygun yer olarak, coğrafî konumu kadar siyasî, askerî ve ticarî bakımdan da merkez olma özelliğine sahip, Asya ile Avrupa’nın birleştiği noktada bulunan İstanbul’u seçti. Yeni başşehrin inşasına 324 yılında başlandı; muhteşem bir saray, senato binası, hipodrom ve kiliseler yapıldı. Meydanlar sanat eserleriyle süslendi. Şehir, kara tarafından gelecek düşman hücumlarına karşı Marmara’dan Haliç’e kadar uzanan bir surla çevrildi açılışı törenlerle kutlandı. Başşehir Yeni Roma, İkinci Roma veya kurucusuna izâfeten Konstantinopolis adıyla tanındı.

İstanbul’un başşehir oluşu ile Roma dünyasının ağırlık noktası doğuya kaydığı gibi aslında bir Doğu dini olan Hıristiyanlık da Konstantinos’un himayesinde bütün imparatorluğa hâkim olacak duruma kavuştu. Bu imparatorluk birinci derecede deniz kuvvetine dayanmakta idi. Roma İmparatorluğu esasında bir memur devlet idi, bürokratik bir teşkilata dayanıyordu. V. yüzyılın ikinci yarısında imparatorluğun Batı yarısı Germen kavimlerin saldırısıyla yıkılırken Doğu yarısı bu tehlikeyi atlatmış, aynı zamanda 491’de tahta geçen İmparator Anastasios’un iç idarede özellikle malî alanda yaptığı reformlarla ekonomik bakımdan kalkınmayı da başarmıştı. Bizans zaman içinde birçok iç ve dış mücadelelerle baş etmek zorunda kaldı. İmparatorluk aleyhine birbiriyle sıkıca kenetlenmiş bulunan Batılı devletler Bizans’a saldırmak için bir fırsat beklemekteydiler. Bu fırsatı da IV. Haçlı Seferi verdi. Boniface de Montferrat kumandasındaki Haçlı donanması, İstanbul’a hareket etti. Haçlılar İstanbul’da II. Isaakios ve oğlunu tahta çıkardılar. Fakat İstanbul halkı ayaklanarak Latinler’le iş birliği yapan hükümdarlarını öldürünce Haçlılar şehre saldırarak zapt ettiler. Yüzyıllardan beri dünyanın kültür merkezi olan İstanbul üç gün süreyle tarihte benzeri görülmeyen şekilde yağmalandı, yakılıp yıkıldı. Batı Avrupa saray ve kiliseleri kısa zamanda Bizans’tan çalınıp götürülen hazinelerle doldu. İstanbul’da bir Latin devleti kurularak iktidara Baudouin de Flandr getirildi. 
 

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Demirkent, Işın, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 6, 1992

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun