Bilge Karasu

Bilge Karasu
  • Kişiliği : Yazar, Felsefeci
  • Doğum : 1930 - İstanbul
  • Ölüm : Temmuz 1995 - Ankara
  • Başlıca Eserleri : Troya’da Ölüm Vardı, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı, Göçmüş Kediler Bahçesi, Kısmet Büfesi, Lağımlaranası ya da Beyoğlu, Gece, Klavuz

Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatının önemli öykü, roman ve deneme yazarlarından olmakla birlikte felsefeci kişiliğiyle de bilinen Bilge Karasu İstanbul’da dünyaya geldi. İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden Immanuel Karasu’nun oğlu olan Bilge Karasu, çocukluğunu ve gençlik yıllarını genellikle annesi, dayısı ve teyzelerinin yanında geçirdi. Şişli Terakki Lisesi’ni tamamlamasının ardından İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde okuyan Karasu, mezuniyet sonrasına Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü, Ankara Radyosu Dış Yayınlar Bölümü’nde çalıştı. Dünyayla tanışması ise Rockefeller Bursu’yla Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde bulunmasıyla gerçekleşti. Türkiye’ye dönmesinin ardından akademik alanda çalışmalarına devam eden Karasu, Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. İlk yazısı 1950’de ilk öyküsü ise 1952’de Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’nde yayımlanan Bilge Karasu, 1963 yılında D. H. Lawrence’ın Ölen Adam çevirisiyle Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülünü alma başarısını gösterdi.

Türk edebiyatının özgün kalemleri arasında yer alan Bilge Karasu’nun eserlerinde çocukluğunda yaşadığı olaylar ve içerisinde bulunduğu kozmopolit çevrenin esintilerini görmek mümkün. Yazar kişiliğinin yanı sıra aynı zamanda felsefeci yönü de kuvvetli olan Karasu, metinlerinde felsefi sorunları işlemiş ya da onun metinleri felsefi incelemenin konusu olarak görülmüştür. Postmodern romanın Türkiye’deki önemli temsilcilerinden biri olarak görünen yazar, eserlerinde bireyin sorunlarını, onun günlük hayattaki açmazlarını işlemektedir. Her insanın hayatında en az birkaç kere kafasından geçirdiği ya da yaşadığı sevgi, dostluk, yalnızlık, korku ve inanç gibi kavramları imgesel bir dille anlatma yoluna gider. Yazarın ele aldığı konular çoğunlukla günlük hayatı kapsadığı için, okuyucu hikâyelerde kendine ait karakterler ya da olaylar bulmaktadır. Bu nedenle de yazar ile okuyucu arasında güçlü bir bağ oluşur. Yazar çoğunlukla okurun hayal gücünü özgür bırakma yolunu izler. Bunun yanında kullandığı özenli ve üzerinde ustalıkla yönettiği dili okuru metin içinde tutacak cinstendir. Özgün yazıları ve üslubunu ustaca kullandığı eserlerinden biri olan "Gece" adlı kitabıyla 10 yılda bir verilen Pegasus Ödülü’nü alarak bu ödülü alan tek Türk yazar olarak kazanma başarısını gösterdi.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Şeyma Sezer, Bilge Karasu’nun Göçmüş Kediler Bahçesi’nin Temel Söz Dizimi, Derin Yapısı ve Gösterge Dörtgenleri, Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırma Dergisi,

İbrahim Alan, Bilge Karasu’nun Hikâyeciliği, Selçuk Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, 2005

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun