Azmizade Haleti

  • Meslek : Daha çok rubâîleriyle tanınan divan şairi
  • Doğum : 1570 - İstanbul
  • Ölüm : 30 Mart 1631
  • Başlıca Eserleri : Sâkīnâme, Münşeât, Mihr ü Mâh

Sultan III. Murad’ın hocası âlim ve şair Azmî Efendi’nin oğlu olan Azmizade Mustafa medrese öğrenimini tamamladıktan sonra Hoca Sâdeddin Efendi’den mülâzım oldu ve 1591 yılında müderrisliğe başladı. İstanbul’un bazı medreselerinde çalıştı ve derece derece yükselerek 1597’de Sahn, 1600’de Süleymaniye müderrisi oldu. Daha sonra kadılığa geçerek sırasıyla Şam ve Kahire kadılığına tayin edildi. Bir süre sonra azledildi. Bursa kadısı olduysa da devrin meşhur âsilerinden Kalenderoğlu’nun şehre girmesi üzerine kadılıktan ayrıldı. Edirne ve Şam’da kadılık yaptıktan sonra İstanbul kadılığına getirildi, fakat iki ay kadar kaldığı bu görevden de uzaklaştırıldı. Dört yıl boşta bekledi, Sultan II. Osman’ın tahta geçmesi üzerine sunduğu bir “arz-ı hâl” mesnevisiyle Mısır kadılığına tayin edildi fakat yine azledildi. 1623 yılında Sultan IV. Murad’ın cülûsunda Anadolu kazaskeri oldu. Bir yıl sonra kendisine Rusçuk arpalığı verilerek bu görevden de alındı. 1627’de Rumeli kazaskerliğine getirildi ve 1629’da emekliye sevkedildi.

Dürüst, âdil, iyiliksever, hoşsohbet ve çok cömert bir insan olan Azmizade hakkında Kâtib Çelebi, Osmanlı tarihinde Kınalızâde Ali Efendi ile Azmîzâde kadar çok okuyan, araştıran bir âlim daha olmadığını belirtmişti. Zekâsı, yeteneği ve gayretiyle yirmi bir yaşında tahsilini tamamlayarak müderris olmuş, dokuz on yıl içinde tedris hayatının en üst derecesi olan Süleymaniye müderrisliğine yükselmişti. Meslek hayatındaki başarısızlıklardan dolayı sık sık karamsar ruh haline giren Azmizade bu durumu şiirlerinde yaşadığı hayattan, değerinin bilinmediğinden ve haksızlıklara uğradığından sık sık şikâyet ederek yansıttı. Şiire çok genç yaşta başlamış olan Azmîzâde Hâletî bu vadide kısa sürede üne kavuşmuş olsa da edebiyatımızda şiirlerinden çok rubâîleriyle tanındı. İran’da rubâînin gerçek üstadı olan Ömer Hayyam gibi Türk şiirinde de Azmîzâde’nin büyüklüğü hem kendi devrinde hem de daha sonraki yüzyıllarda genel bir kabul gördü. Azmîzâde rubâîlerinin değerleri yanında sayıları bakımından da aşılamamış bir şair olup rubâîlerinin toplamı 900-1000 civarındadır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

İpekten, Haluk, Azmîzâde Mustafa Hâletî, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 4, 1991

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun