Avşarlılar

  • Tanım : 1736-1804 tarihleri arasında İran’da hüküm süren bir Türk hânedanı

Hânedanın ilk hükümdarı Nâdir Şah, Oğuz elinin Avşar boyuna mensup olduğu için bu hânedana İran kaynaklarında Afşariyye denilir. Nâdir Şah, Horasan’daki Ebîverd sınır yöresinde yaşayan Avşar’ın Kırklu obasına mensup idi. İran, istilâ ve işgallerle ağır bir buhran içine düştüğünde çeşitli bölge ve yöreleri idare eden Safevî emîrleri de bu buhranı fırsat bilip başlarına buyruk bir şekilde hareket etmekte idiler. Avşar Nâdir Kulı Beg, Tahmasb ve yanındakilere kendisinin farklı bir şahsiyet olduğunu tanıtmakta gecikmedi. Şehri idaresi altına aldı. Nâdir Şah, İmam Ca‘fer es-Sâdık’a bağlanan daha mutedil bir mezhebi İran halkına kabul ettirmek suretiyle Sünnî ve Şiî Müslümanlar arasındaki düşmanlığa son vermek, onları birbirine yaklaştırmak ve kaynaştırmak, diğer bir ifade ile İran’ı yalnızlıktan kurtarmak gayesi taşırdı. Ca‘ferî mezhebini kabul etmesi, Nâdir Şah’ın Sünnîliğe meyli olduğu iddiasının ortaya atılmasına sebebiyet verdi. Nâdir’in şah seçilmesi ile Safevî hânedanının hâkimiyeti de son bulmuş oluyordu. Kendisinde kuvvetli bir kavmî şuurun var olduğu bilinen Nâdir Şah’ın hükümdarlık devri on bir yıl devam etti. Nâdir Şah sert ve acımasız tutumu ile halkını yoksulluk içine düşürdü. Son zamanlarda ülkesinin birçok yerinde ayaklanmalar baş gösterdi. Nâdir bu ayaklanmalardan birini bastırmaya giderken Horasan’da emîrler tarafından öldürüldü.

Emîrlerin suikastı düzenlemelerinin sebebi, sadece kendi hayatlarını tehlikede görmeleri ve amcasının üzerine yürümekte olan Ali Kulı Han tarafından tahrik edilmeleridir. Nâdir Şah’ın öldürülmesinden sonra on bir ay hükümdarlıkta kalan Ali Kulı Han yirmi beş yaşlarında güçlü kuvvetli ve güzel yüzlü bir gençti. Kardeşi İbrahim ile giriştiği savaşta yenik düştü. İbrâhim Han kazandığı başarının ardından Şâhruh’a elçi gönderip kendisini hükümdar tanıdığını bildirdi ve ondan Irak’a gelmesini rica etti; fakat ricası yerine getirilmedi. Tebriz’de şahlığını ilân eden İbrâhim Han Şâhruh’la savaşmak üzere Horasan’a yürüdü neticede yenik düştü. Şâhruh pek genç olduğu gibi dirayet ve enerjiden de mahrum bir hükümdardı. Nâdir Şah’tan sonra Avşarlılar arasından yüksek kumandanlık vasıflarını haiz bir kimse çıkmadığı gibi dirayetli bir hükümdar da yetişmedi. Avşarlılar’ın İran tarihindeki mevkileri, sadece Nâdir Şah’ın büyük siyasî başarılarına münhasır kalmıştır. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Sümer Faruk, Avşarlılar, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 4, 1991

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun