Astrahan Hanlığı

  • Tanım : : 1466 – 1556 yılları arasında hüküm süren hanlıklardan biri

Altın Orda hükümdarlarından Küçük Muhammed Han’ın torunu Kasım Han tarafından, merkezi Hazar denizinin kuzey sahilindeki Astrahan şehri olmak üzere kurulan bu hanlık kurulduğu bölgenin öneminden dolayı kısa sürede gelişti. Gerek Kasım Han gerekse kardeşi Abdülkerim Han dönemleri, hanlığın sulh ve sükun içinde yaşadığı en uzun devrini meydana getirir. Fakat 15. yüzyılın son çeyreğinde hakimiyeti altına girdikleri Osmanlı Devleti’nden top ve silah alan Kırım hanlarından Mengli Giray’ın 1502 yılında Saray şehrini tahrip etmesinden sonra Saray Hanlığı’nın toprakları Kırım ile Nogay hanlıkları arasında paylaşılmıştı. Bu olaydan sonra Astrahan yirmi yıla yakın bir süre Kırım Hanlığı’nın nüfuzu altına girmiştir. Bu devirde Astrahan Hanlığı’nın başına geçen hanlar, Kırım hanlarının müdahaleleri yüzünden fazla başarılı olamadıkları gibi memleket içinde huzursuzluğun artmasını da önleyememişlerdir. O sırada Kazan Hanlığı’nı yıkmak için uğraşan Rus Çarı IV. İvan bir müddet sonra bu emeline ulaşınca, kendisine daha önce sığınmış olan Şeyh Haydar Han’ın oğlu Derviş Han’ı Astrahan hükümdarı yapmış, sonra da hanlığı işgal etmiştir. Rus işgalinden sonra Astrahan hanları sülalesi, sığındıkları Buhara’da varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Ruslar’ın Astrarhan’a kadar inmeleri, Orta Asya Müslümanlarının Hazar’ın kuzeyinden İstanbul ile münasebetlerini kesmiş ve hac için Mekke’ye gitmelerini tamamen imkâsız hale getirmişti. Bunun üzerine Müslüman halk İstanbul’a mektup ve elçiler göndererek acil yardım istediler. Orta Asya Müslümanlarının şikâyetleri, İslam âleminin başı olan Osmanlı Devleti’ni bazı tedbirler almaya sevk etti. Önce Kırım, Kafkasya ve Orta Asya’ya doğru Rus ilerleyişini durdurmak için Don ve Volga nehirlerini bir kanalla birleştirme ve Ruslar’ı Astrahan’dan çıkarma kararı alındı. 1569 yılında Don-Volga yöresine giderek kanal açmak için gerekli çalışmalara başlayan görevliler çok fazla güçlükle karşılaştı. Bunun üzerine Osmanlı hükümeti iki nehir arasındaki bölgenin kanal açmak için elverişsiz olduğu kanaatine vardı. İmparatorluk içinde ortaya çıkan bazı olaylar da hükümeti, bu projenin uygulanmasını daha uygun bir yerde ve daha sonraki bir zamanda gerçekleştirmek üzere tehire mecbur etti. III. Murad zamanında Rus çarı nezdinde yapılan teşebbüsler de olumlu sonuç vermedi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Saray, Mehmet, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 1991, cilt: 3, sayfa: 505

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun