Amrî

  • Meslek : Divan şairi
  • Yaşadığı Dönem : 16. yüzyıl
  • Başlıca Eserleri : Divan

Asıl adı Amr olan Türk divan şairi, Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid devirlerinde müderrislik, kazaskerlik ve şeyhülislamlık görevlerinde bulunan Abdülkerim Efendi’nin azatlı kölesi ve evlatlığıdır. Abdülkerim Efendi onun eğitimiyle bizzat ilgilenerek iyi bir şekilde yetişmesini sağladı Amrî tahsilini bitirince bir müddet mülâzımlık yaptı, sonra kadılık mesleğine yönelerek Serfiçe kadılığına tayin edildi. Ders arkadaşı İshak Çelebi’ye yazdığı bir mektuptan, Amrî’nin, kazancının bolluğu ve rahatlığı dolayısıyla kadılıkta karar kıldığı anlaşılmaktadır. Serfiçe’den sonra nerelerde görev yaptığı bilinmemekle beraber son olarak Vize kadılığına tayin edildiği ve çok geçmeden sıralarında vefat ettiği kaynaklarda geçmektedir.

Hakkında bilgi içeren kaynaklarda, şakacı, nüktedan, hoşsohbet, iyi huylu, sevimli ve güzel ahlâklı bir insan olarak tanımlanan Amrî, kadılık yaptığı yerlerde halkın güvenini ve sevgisini kazandı. İyi insanlarla güzel şeyler söyleşip onları dinlemekten zevk alırdı. Hemen hemen hepsi aşıklık hallerini ve aşk duygularını terennüm eden şiirleri onun bu hassas mizacının ürünüdür. Ele geçen şiirleriyle tertip edilmiş bulunan divanındaki gazellerinin üçte birinden fazlası kısa vezinlerle yazılmıştır. Bu durum, onun az sözle çok şey ifade etmeye müsait zeki ve nüktedan karakterinin bir tezahürü olarak gösterilebilir. Şiirleri o zamana kadar pek az kullanılmış olan redif ve kafiyeleri içermektedir. Bu şiirler, sanat göstermek kaygısıyla zekâyı zorlayarak yazılmadıkları daha ilk okuyuşta belli olan, edası tabii, akıcı, anlaşılması kolay şiirlerdir. Divanında yalnız Kanuni Sultan Süleyman’ın veziriazamı İbrahim Paşa’ya sunulan bir kaside bulunması, Amrî’nin yüksek mevkilere ulaşmaya hırslı olmadığını, bu yüzden de devrin ileri gelenlerine yerli yersiz methiyeler yazmadığını gösterir.  Zamanının edebiyat çevrelerinde oldukça tanınan ve takdir edilen bir şair olmasına rağmen yazmaktan çok, zekâsını ve kabiliyetlerini sohbetlerde cinaslı, nükteli sözler üreterek çevresini hayran etmeye harcadığı anlaşılmaktadır. Nitekim kaynaklarda divanından başka herhangi bir eseri bulunduğunu gösteren bir işaret yoktur. Basılmış olan divanında 143 gazel bulunmaktadır. Bu bakımdan ona divançe demek daha uygun olur. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Çavuşoğlu, Mehmed, Amri, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1991, c.3, sf.96-97

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, cilt.1, fasikül.1, İstanbul, 1983

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun