Ali Mustafa Efendi

  • Meslek : Tarihçi, şair, çok yönlü ve zengin sayıda eser vermiş Osmanlı müellifi
  • Doğum : 24/25 Nisan 1541- Gelibolu

Medrese tahsilinin ardından yazdığı şiirlerle dikkatleri üzerine toplayan Mustafa Efendi ilk eseri Mihr ü Mâh’ı sunduğu Şehzade Selim’e (II. Selim) divan kâtibi oldu. Kanuni Süleyman tarafından müderrislik veya kadılık isteği reddedildi. Divan katipliğinin yanı sıra hazine defterdarlığı, beylerbeylik, sancak beyliği görevlerinde de bulunan Mustafa Efendi mevki hırsına sahip bir kişiliğe sahipti. III. Murad’ın padişah olmasının ardından ona bazı kasidelerle birlikte Zübdetü’t-tevârîh’i sundu, fakat karşılığında memuriyet alamadığı tekrar Bosna’ya döndü. Gözü daima yüksek makamlarda olan Mustafa Efendi sürekli olarak durumdan şikâyetçi idi. Çoğu kez mevkisini yükseltmek adına eserler kaleme alan Mustafa Efendinin eserleri arasında ahlâk, siyaset ve âdâba dair konular da yer aldı. Devlet makamında çeşitli görevlerde yer alan Mustafa Efendi Cidde sancak beyliğine tayin edildikten sonra Cidde’ye giderek, son eseri Mevâidü’n-nefâis’i padişahtan Mısır Beylerbeyiliğini istemek üzere Mekke’de tamamladı. Cidde sancak beyi olduğu dönemde vefat etti.

Çeşitli alanlardaki geniş kültürünü yansıtan eserlerinin zenginliği ve bunlardaki görüşlerinin hususiyet ve farklılığı ile XVI. yüzyılın en dikkate değer kalem sahiplerinden biriydi. Resmî hizmetlerinde dilediği makamlara yükselemeyen Mustafa Efendi, yoğun edebî faaliyeti ve bilhassa tarihçiliği ile şöhret kazandı. Mevki elde etmek niyetiyle kaleme aldığı eserleri sayıca çoktu. İsimleri kendisi tarafından verilen bazı kitapların nüshalarına ulaşmak mümkün olmadı. Tarihçiliği yanında, şair ve bir nesir üstadı olarak ağır basan edebiyatçı tarafı da bulunan Mustafa Efendi kendisini önce şiir ve edebiyat sahasında tanıtmış olduğu gibi ömrünün sonuna kadar da bu yoldaki faaliyetlerini sürdürdü. Şiirleri dışında, değişik konularda manzum eserler ortaya koyduktan başka nesirle olan yazılarının aralarına büyüklü küçüklü manzum parçalar katmaktan geri kalmadı, mensur eserlerine ayrıca zamanının anlayışına göre edebî bir kisve vermeye dikkat etti. İlk tarih kitabı olan Nâdirü’l-mehârib’te Şehzade Selim ile Bayezid arasındaki Konya Savaşı’nı ve Selim’in cülûsuna kadarki olayları anlatan Mustaf Efendi bu eserinde edebî kabiliyetini göstermek için ağdalı bir dil kullandı. Yine edebî yeteneğini göstermek üzere yazdığı Heft Meclis’de de Kanûnî’nin Sigetvar Seferi ve ölümü ile II. Selim’in cülûsunu anlattı. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kütükoğlu, Bekir, Ali Mustafa Efendi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1989, c.2, sf.414-416

Akün, Ömer Faruk, Ali Mustafa Efendi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1989, c.2, sf.416-421

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun