Ali Fikri Yavuz

Ali Fikri Yavuz
  • Meslek : Cumhuriyet devri din âlimi
  • Doğum : 5 Mayıs 1924 - Trabzon
  • Ölüm : 27 Aralık 1992 - İstanbul
  • Başlıca Eserleri : Kur’ân-ı Kerîm ve Türkçe Meâl-i Âlîsi, Açıklamalı-Muamelâtlı İslâm İlmihali-İslâm Fıkhı ve Hukuku, İslâm İlmihali-Küçük İlmihal, Büyük İslâm İlmihali, Muhtasar İslâm Akaidi, Otuz Ramazan Vaazları, Resimli Hac Rehberi, Kur’ân-ı Kerîm’den Mûcizeler Hikmetl

Şöhrete, lükse ve israfa karşı olan, hayatı boyunca dürüstlükten hiç ayrılmayan Ali Fikri Yavuz ilkokulu Çaykara’da, ortaokulu Bayburt’ta tamamladıktan sonra 1943’te Trabzon Lisesi’nden mezun oldu. Erzurum’da üç yıl ticaretle uğraştı, ardından İstanbul’da askerlik hizmetini yaptı. Çaykara Belediyesi’nde kâtiplik görevini yürütürken Hasan Râmi Yavuz’un Akdoğan köyündeki ders halkasına katıldı ve beş yıllık bir öğrenimden sonra ondan icâzet aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nca açılan vâizlik imtihanını kazandı. Kısa süren vâizlik görevinin ardından Ömer Nasuhi Bilmen döneminde İstanbul müftü yardımcılığına tayin edildi. Burada iken İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi’ne devam etti, ancak fakülteyi bitirmedi. İbrahim Elmalı’nın müftülük döneminde Gaziosmanpaşa müftülüğüne tayin edildiyse de kısa bir süre sonra vekâleten İstanbul müftülüğüne getirildi. Ardından Kadıköy müftüsü oldu ve buradan emekliye ayrıldı. Son dönemlerinde böbrek yetmezliğinden mustarip olan Ali Fikri Yavuz vefatının ardından Karacaahmet Mezarlığına defnedildi.

İslâmî ilimleri öğrenip öğretmeyi amaç edinen Ali Fikri Yavuz, uzun süreden beri kesintiye uğrayan din öğretimine ve dinî hayatın yeniden canlanmasına katkı yapmaya çalıştı. İlim Yayma Cemiyeti, İbnülemin Mahmud Kemal İnal Vakfı, İlim ve Fazilet Vakfı gibi kuruluşların kurucuları ve yöneticileri arasında yer aldı. Emeklilikten sonra kendi evinde, Erenköy ve Fâtih camilerinde tefsir, fıkıh ve asıl uzmanlık alanı olan ferâizle ilgili dersler verdi. Kendisi medrese usulüne göre yetiştiğinden başlangıçta İslâm dinine geleneksel mezhepçi açıdan baktı, ancak zamanla bu tutumunda yumuşama meydana geldi. Hanefîliğe mensup bir Müslümanın gerektiğinde Şâfiî mezhebine göre de amel edebileceği görüşünü benimsedi. Herhangi bir tarikata intisap etmedi. Ona göre iyi bir kul olmak ve mânevî dereceler elde etmek için bir mürşide bağlanıp ondan izin almaya gerek yoktur. Tercüme eserleri de bulunan Ali Fikri Yavuz ilmi alanda katkıları çoktur. Tercüme eserleri şunlardır; Muhtârü’l-Ahâdîs Tercümesi, Babaların Çocuklara Öğütleri, Peygamberimizin Dilinden Dört Halîfesi ve Ashabı Ahlâk Hadisleri, Kırk Kudsî Hadis,  Riyâzü’s-sâlihîn Tercümesi, Ölüm ve Sonrası / Kabir-Kıyâmet-Âhiret Hayatı

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Yavuz, Yusuf Şevki, Ali Fikri Yavuz, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2013, Cilt:43,sf. 350-351

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun