Ali bin Rıdvan

  • Önem : Fâtımîler döneminin ünlü hekim ve filozofu
  • Doğum : Kahire, Gize
  • Ölüm : 1068 civarı
  • Başlıca Eserleri : Kitâbü’l-Kifâye fi’ṭ-ṭıb, Maḳāle fi’ṭ-Ṭaṭarruḳ bi’ṭ-ṭıb ile’s-saʿâde, Kitâbü(’l-Ḥîle fî) Defʿi mażârri’l-ebdân bi-arżı Mıṣr, Maḳāle fî şerefi’ṭ-ṭıb, Kitâbü Şerḥi(Tefsîri)’l-Maḳālâti’l-Erbaʿa li-Baṭlamyûs fi’l-ḳaḍâyâ bi’n-nücûm ʿale’l-ḥavâdis̱, Kitâbü’n-Nâ

Kahire yakınlarındaki Cîze kasabasında doğan İbn Rıdvan, temel eğitimini tamamladıktan sonra bir hocanın yardımı olmaksızın kitaplardan mantık, tabiat ilimleri, astronomi, metafizik ve özellikle tıp çalışmaya başladı. Arapça’da mevcut tıbba dair başlıca kitapları okuyup inceledi. Sokaklarda yıldız falına bakarak ve tıp dersi ve tedavi hizmeti vererek geçim sıkıntısını gidermeye çalıştı. Tıptaki şöhreti para kazanmasına yetecek kadar yaygınlaşıp, Halife Müstansır-Billâh tarafından saray hekimi olarak tayin edilince serveti arttı. Ancak veba salgınının ve kıtlığın hüküm sürdüğü bir sırada himayesindeki bir kızın biriktirdiği parayı alarak kaçması maddî sıkıntıya düşmesine yol açtı. Bu olaydan sonra inzivaya çekildi. İbn Rıdvân’ın göze çarpan özelliklerinden biri disiplinli ve planlı çalışması, diğeri tıp eğitimi yöntemine önem vermesidir. Otobiyografisine göre özel hayatında dengeli beslenmeye ve spor yapmaya özen gösteren İbn Rıdvân, aynı zamanda mükemmel bir öğretmendi. Öğrencileri arasında en tanınmışı Ebû Küseyr Efrâîm İbnü’z-Zaffân el-İsrâilî’dir. Ömrünü tıbba adayan İbn Rıdvân, bu ilmi kitaplardan öğrenmenin hocadan öğrenmekten daha uygun olduğunu savundu.

İbn Rıdvân’ın kitâbî bilgiye verdiği önem, geleneksel tıp teorisine bağlılığıyla yakından ilgilidir. Teori ve pratiğin ayrılmazlığında ısrar ederek tıp anlayışını kuşatıcı, birleştirici ve bütünleştirici özellikleri sebebiyle benimsediği “ashâbü’l-kıyâs” ekolüyle irtibatlandırır.  Kendisinin İbn Butlân ile tartışmaları meşhurdur. Bu tartışma önemsiz bir konuda ihtilâfla başladı, ancak Kahire ve Bağdat hekimlerinin ilmî kapasiteleri hakkındaki yetersizlik suçlamalarıyla büyüyerek İbn Rıdvân’ın Mısırlı hekimlerle yaptığı bir toplantıda İbn Butlân’ın dışlanması çağrısına kadar vardı. Felsefe ve tıp araştırmaları yapmanın Allah’a taatte bulunmaya imkân veren bir yaşama biçimi olduğunu düşünen İbn Rıdvan’ın asıl ihtisas alanı olarak tıbbı seçme nedeni doğumuna denk gelen astrolojik verilerin yaratılışına en uygun sahanın tıp olduğunu göstermesiydi. Astrolojiyi ilim kabul eden bilginler arasına girerek bu ilim sayesinde gelecek olaylar hakkında doğruya yakın tahminlerde bulunulabileceğini iddia etti. İbn Rıdvân, fert ve toplumların yaşayacağı kaderin yıldızların oluşturduğu gök haritasına bakılarak okunabileceğine inandı. İbn Rıdvân’a göre astroloji fizik ve matematik ilkelerine dayalıdır ve dolayısıyla tahminleri de ilmîdir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kahya, Esin, Ali ibn Rıdvân, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1999, Cilt. 20, sf. 250-252

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun