Hz. Ali

  • Önem : İlk müslümanlardan, Hz. Peygamber’in damadı ve Hulefâ-yi Râşidîn’in dördüncüsü (656-661).
  • Doğum : 600 - Mekke
  • Babası : Ebû Tâlib (Hz. Peygamber’in amcası)

İslâm’ın yayılış tarihinde ve Müslümanlar arasındaki ilim, takvâ, ihlâs, samimiyet, fedakârlık, şefkat, kahramanlık ve şecaat gibi yüksek ahlâkî ve insanî vasıflar bakımından müstesna bir mevkie sahip olan Ali, Hz. Muhammed’in peygamberliğine ilk iman edenlerdendi. Mekke’de baş gösteren kıtlık üzerine Hz. Peygamberin yanında büyüdü. Hicretin beşinci ayında muhacirler ile ensar arasında yakınlık ve dayanışma sağlamak amacıyla kurulan muâhât sırasında Hz. Peygamber Ali’yi kendisine kardeş olarak seçti, hicretin 2. yılının son ayında da onu kızı Fâtıma ile evlendirdi.Hz. Ali Bedir, Uhud, Hendek ve Hayber başta olmak üzere hemen hemen bütün gazve ve seriyyelere katıldı, bu savaşlarda Resûl-i Ekrem’in sancaktarlığını yaptı ve büyük kahramanlıklar gösterdi. Uhud’da ve Huneyn’de çeşitli yerlerinden yara almasına rağmen Hz. Peygamber’i bütün gücüyle korudu, Hayber’de ağır bir demir kapıyı kalkan olarak kullandı ve bu seferin zaferle sonuçlanarak yahudilere galebe çalınmasında büyük payı oldu.

Kur’an ve Sünnet’e tam anlamıyla bağlı, dünyevî işlerden uzak kalmayı dileyen Hz. Ali, Hz. Osman şehit edilince kendisine yapılan hilâfet teklifini ısrar üzerine kabul etti. Biattan sonra Hz. Ali’yi bekleyen en önemli mesele, Hz. Osman’ın katillerinin cezalandırılması idi. Hz. Osman’ın yeğeni Muâviye, Ali’nin isyancıların suç ortağı olduğunu iddia ederek Osman’ın kanını dava edeceğini gösterdi. İki taraf arasında ihtilâfın halledilmesi için Allah’ın kitabının hakemliğine başvurulması düşünüldü. Neticede hakem olayı hilâfet meselesini bir çıkmaza götürdü, İslâm dünyasını da birtakım siyasî ve içtimaî huzursuzluklara sürükledi. Halkın bir kısmının Hz. Ali’yi, bir kısmının da Muâviye’yi halife olarak tanıması sebebiyle de ikili bir iktidar ortaya çıktı. Hz. Ali hakem olayından sonra Kûfe’ye çekilip Muâviye’ye karşı yeni bir sefer için hazırlıklara başladı. Ancak Kûfe’de, intikam arzusu ile yanıp tutuşan Hâricî Abdurrahman b. Mülcem tarafından zehirli bir hançerle sabah namazında yaralandı, aldığı yaranın tesiriyle iki gün sonra vefat etti. Bu sırada Muâviye Suriyeliler’in tam desteğini sağlayarak başta Mısır olmak üzere Hz. Ali’nin hâkimiyetindeki birçok yeri ele geçirdi ve Emevî Devleti’nin temellerini attı.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Ethem Ruhi Fığlalı, Ali, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 2, 1989

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun