Alaeddin Camii

  • Önem : Şehrin en büyük cami ve medresesi
  • Yer : Sinop

Bugün Ulucami adıyla da anılan yapı, geniş bir dikdörtgen avlu ile bu avlunun güneyinde yer alan cami mekânından oluşur. Beş girişle avluya açılan yapının cümle kapısı ana ekseni belirler. Son cemaat yerinde, uçlardaki kubbeli mekânları dışarıda bırakacak şekilde içerlek yapılan birer minarenin varlığı ve söz konusu kubbeli mekânlardaki teknik ve işleme farklılıkları, sonraki dönemlerde binaya çeşitli eklemeler yapıldığını gösterir. Avlunun batı kapısı üzerindeki kitâbeden, Candaroğlu Celâleddin Bayezid Bey tarafından 1385 yılında esaslı bir onarım yaptırıldığı anlaşılır. Cümle kapısı içine konulan 1430 tarihli kitâbeden de, Candaroğulları süsleme sanatının en güzel örneklerinden olan mihrap ve minberin I. İsfendiyar Bey tarafından yaptırıldığı öğrenilir. Mihrapla birlikte yapılan ve Evliya Çelebi’nin de methettiği minber, üstüne kubbenin çökmesiyle yıkılmış ve bazı parçaları İstanbul’daki Çinili Köşk’e götürülmüştür. Sinop mutasarrıfı Tûfan Paşa tarafından yaptırılan uzun onarım sırasında cami kâgir olarak sağlamlaştırılır.

Alâeddin Camii’nin yapım yılı, plan özellikleri ve yaptıranı ile mimarının kimlikleri halledilememiş birer problem olarak kaldı. Binada bulunan en eski kitâbe, kuzeydeki ana girişte yer alan 1268 tarihli kitâbedir ve caminin Muînüddin Süleyman Pervâne tarafından yaptırıldığını yazar. Bu düşünceyi doğuran sebeplerin en önemlisi, eserin “Arap camileri” adı verilen, uzun saf tutmaya uygun, enine nefli ve geniş avlulu en eski cami tipinde yapılmış olmasıdır. Bu tip cami planının en çok, kuvvetli Arap etkisi taşıyan Güneydoğu Anadolu’da Artuklular ve değişik bölgelerde de Artuklu geleneğini sürdüren mimarlar tarafından tatbik edildiği bilinir. Dolayısıyla Sinop gibi Artuklu bölgesinden bu derece uzak bir yerde bu tip bir camiye rastlanması, mimarının Artuklu olmasıyla açıklanabilir. Alâeddin Camii’nin en fazla imar faaliyetinde bulunan büyük Selçuklu Hükümdarı I. Alâeddin Keykubad tarafından Atabeg Ayas’a inşa ettirildiği ve bu eserin Trabzon Komnenosları’nın 1261’deki işgali sırasında tamamen yıkıldığı, 1268’de de Muînüddin Pervâne tarafından eski temelleri üzerine ihya ettirildiği kuvvetli bir ihtimal olarak ileri sürülebilir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Esemenli, Deniz, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 2, 1989

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun