Akşemseddin

Akşemseddin

Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmet'in hocası, mutasavvıf, alim, tabip ve şairdir. Asıl adı Mehmet Şemseddin'dir. Antonie van Leeuwenhoek'in yaklaşık iki asır sonra deneyle keşfettiği mikrobu, Maddetü'l-Hayat adlı eserinde yıllar öncesinde dile getirdi. İstanbul'un fethinin manevi mimarlarındandır.

Hayatı 

Asıl adı Şemseddin Muhammed b.Hamza olup Akşemseddin adı ile tanınmıştır. 1390 yılında Şam’da dünyaya gelen Akşeyh’in nesebi baba tarafından Hz. Ebubekir’e uzanmaktadır. 7 yaşına geldiğinde babası ile birlikte Anadolu’ya gelerek Amasya’nın Kavak ilçesine yerleştiler.

Kur’an’ı ezberleyip iyi bir dini tahsil gördükten sonra Osmancık Medresesi’ne müderris oldu. Ancak ilim öğrenmenin tadına vakıf olan Akşeyh, Hacı Bayram’a giderek ondan riyazet ve hilafet aldı.

Hacı Bayram

Akşemseddin’in içinde çileye girdiği hücre bugün de Ankara Hacı Bayram Camii bodrumunda mecvuttur ve şeyhin adı ile anılmaktadır. Daha sonra şeyhinin yanından ayrılan Akşeyh, Beypazarı’na giderek burada bir mescit ve değirmen inşa ettirdi. Burada halkın büyük ilgisini gördü ve bundan rahatsız olduğu için bugün Çorum’a bağlı Evlek köyüne oradan da Göynük köyüne yerleşti. Bir yandan çocukları bir yandan da dervişlerinin talim ve terbiyeleri ile meşgul olduktan sonra hacca gitti. Şeyhi Hacı Bayram-ı Veli hayatını kaybedince onun yerine irşad makamına geçti.

İstanbul'un Fethi

Akşemseddin, şeyhi Hacı Bayram’ın II. Murat’la münasebetlerinde hemen hemen hep yanında olduğu için oğlu II. Mehmet ile de tanışmış ve tahta çıktıktan sonra da onunla görüşmeye devam etmişti. Tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte İstanbul’un fethinden önce 2 kere Fatih’in yanına Edirne’ye gitmişti.

1453 yılında Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmek için Edirne’den yola çıkınca Akşeyh’de devrin diğer tanınmış şeyhleri ile birlikte Fatih’e katıldılar. Kuşatmanın en sıkıntılı anlarında gerek padişahın gerekse ordunun manevi gücünün yükseltilmesine yardımcı oldu. Hatta araştırmacılar Akşemseddin’in zaferi müjdeleyen mektuplarının fethin gerçekleşmesine büyük bir tesiri olduğunu belirtmektedir. Fetihten sonra Ayasofya’da kılınan ilk Cuma namazında hutbeyi de Akşemseddin okudu.

Zeyrek Camii’nin güney duvarında bulunan kitabeden Akşemseddin’in İstanbul’da bulunduğu yıllarda burada ders verdiği anlaşılmaktadır. Onun ilminden faydalanmak isteyen Fatih Sultan Mehmet’te tacı ve tahtı bırakarak ona bağlanmak istemiş lakin Akşeyh ona engel olmuştur.

Hayatının son yıllarını Göynük’te geçirdiği tahmin edilen Akşemseddin, Şubat 1469 yılında hayatını kaybetmiştir. Türbesi hala ziyarete açıktır; oğulları ile birlikte yatmaktadır.

Çalışmaları ve Eserleri

Kaynaklarda devrinin iyi bir hekimi sıfatıyla da şöhret kazandığı ve tıbba dair eserleri bulunduğu belirtilmektedir. Tıp tarihinde ilk defa mikrop meselesini ortaya atmak ve hastalıkların bu yolla bulaştığı fikrini öne sürmekle, bu alanda kesin bilgiler veren Fracastor adlı İtalyan hekimden en az 100 yıl önce bu konuya ilk temas eden tabip olduğu kabul edilmektedir.

Eserlerinin büyük bir kısmı tasavvufa dairdir ve başlıcaları şunlardır; Risaletü’n-nuriyye, Defumetaini’s-sufiyye, Makamat-ı Evliya...

Akşemseddin’in Fatih’e yazdığı 2 mektup vardır. Bunun bir tanesini Halil İnancık, diğerini Bursalı Mehmet Tahir yayımlamıştır. Ona atfedilen yaklaşık 45 beyitlik Türkçe manzum bir risale vardır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Köprülü, F.O, Uzun, M. , Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 2, 1989

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun