Ahmet Midhat Efendi

Ahmet Midhat Efendi
  • Doğum : 1844 - İstanbul
  • Ölümü : 28 Aralık 1912/İstanbul
  • Meslek : Yazar, gazeteci, yayıncı

Ahmed Mithat Efendi, Türk gazeteci ve yazardır. Batı kültürünü popülerleştiren eserler verdi. Devlet adamı Mithat Paşa'nın himayesinde bulunduğu yıllarda onunla beraber gittiği Bağdat'ta resmi vilayet gazetesi çıkardı ve başladığı gazetecilik hayatına İstanbul'a döndüğünde Namık Kemal'in çıkardığı İbret gazetesi ile devam etti. Bu sayede tanıştığı Yeni Osmanlılar hareketi ile Rodos'a sürüldü. Sultan II. Abdülhamid'in güvenini kazandıktan sonra 1878 yılında Tercüman-i Hakikat'ı yayımladı. Edebiyat, doğa, ekonomi ve din alanında 150 civarı eser kaleme aldı. İnsanlara bilgi verme amacı güttüğünden ve çok eser kaleme almasından ötürü ''Yazı Makinesi' lakabıyla anıldı. Tercüman-ı Hakikat gazetesi Osmanlı basın tarihinin en uzun ömürlü ve etkili yayınlarından biri oldu.

Hayatı

1844’te İstanbul-Tophane'de doğdu. İstanbul Mısır Çarşısı esnafından Hacı Süleyman Ağa’nın oğludur. Babasını küçük yaşta kaybetti. 1854’te Vidin’de bulunan ağabeyi Hafız Ali Ağa’nın yanına gönderildi. Eğitimine burada başladı. 1857’de ailesi ile birlikte İstanbul’a döndü. Mısır Çarşısı’nda bir aktarın yanına çırak olarak verildi. Ağabeyinin yanında çalıştığı Mithad Paşa’nın yanına girdi. Mithad Paşa 1861’da Niş Valiliği’ne atanınca ağabeyi ile birlikte Niş’e gitti. Rüşdiyeyi orada bitirdi. Rusçuk’ta Tuna Vilayeti Kalemi’ne memur olarak girdi. Çalışkanlığı ile Mithad Paşa’nın gözüne girdi. Paşa ona kendi adını verdi. Bu arada özel dersler alarak Fransızca’sını ilerletti. 1866’da çevirmen olarak gittiği Sofya’da evlendi. Tuna Gazetesi’nin başyazarı oldu.

1869’da Mithad Paşa ile birlikte Bağdat’a gitti. Vilayet matbaası ve resmi vilayet gazetesi Zevra’nın müdürlüğünü yaptı. İlk kitabı olan Hece-i Evvel adlı ders kitabını burada yazdı.1871’da ağabeyi ölünce İstanbul’a döndü. Tahtakale’deki evinin altına küçük bir matbaa kurarak kendi kitaplarını basmaya başladı. Bir yandan da Basiret Gazetesi'ne yazılar yazdı. 1872’da Namık Kemal ile tanıştı. Devir ve Bedir isimli iki gazete çıkardı. Bu gazeteler kapatılınca Dağarcık ve Kırkambar Dergilerini yayınladı. Bu dergilerde çıkan yazılar nedeniyle Namık Kemal, Ebüzziya Tevfik gibi yazarlarla birlikte Rodos’a sürgüne gönderildi. 3 yıl kaldığı Rodos’ta Medrese-i Süleymaniye isimli bir okul açıp ders verdi.

V. Murat’ın affıyla 1876’da İstanbul’a döndü. 1876’da İttihat Gazetesi’ni yayınlamaya başladı. Muhalif tutumunu yumuşatarak 2. Abdülhamit’e yakınlaştı. Devletin resmi gazetesi Takvim-i Vakayi ve devletin basımevi olan Matbaa-i Amire’nin müdürlüğüne atandı. Mithad Paşa davasında paşanın aleyhine tanıklık yaptı. 1878’de Osmanlı Sarayı’nın desteğiyle Tercüman-ı Hakikat Gazetesi'ni kurdu. 1888’de İsveç’te toplanan Müsteşrikler Kongresi’ne katıldı. 1895’te Meclis-i Umur-ı Sıhhiye ikinci reisi oldu. Aynı yıl Sabah gazetesinde yayınlanan “Dekadanlar” başlıklı yazısıyla Servet-i Fünun‘u eleştirdi ve sonrasında sanat ve edebiyat çevrelerinin tepkisini çekti. Yazarlığı bırakmak zorunda kaldı. Ölümüne kadar Darülfünun’da dünya tarihi ve dinler tarihi dersleri verdive beraberinde hayır kurumlarında çalıştı. 28 Aralık 1912 tarihinde Darüşşafaka’da nöbetçi olduğu bir sırada kalp durmasından hayatını kaybetti. Fatih Camii Mezarlığı’na defnedildi.

Edebi Hayatı
 
Tanzimat Edebiyatı'nın en popüler, halkçı, üretken yazarıdır. Tanzimat Edebiyatı'nda halk üzerinde en çok etkili olan sanatçıdır. Halka okuma alışkanlığı kazandırmaya çalıştı ve kısmen bunda başarılı oldu. “Sanat toplum içindir.” anlayışını benimseyen yazar, eserleriyle toplum için “hace-i evvel”(ilk okul hocası) oldu. Türk edebiyatında onun kadar eser veren başka bir sanatçı yoktur; bu nedenle “Yazı Makinesi” olarak tanınır. Ahmet Midhat’a göre; edebiyat bilginlerin daha önce araştırıp bulduklarını halka yayan bir araçtan başka bir şey değildir. Eserlerinde halkın anlayabileceği sade bir dil kullandı. Roman, makale, öykü, anı, tiyatro, gezi, tarih, hukuk, felsefe, coğrafya, ziraat, iktisat gibi birçok alanda eser verdi. Romanları teknik açıdan kusurludur. Olayın akışını kesip araya girerek bilgi verir; gereksiz açıklamalar yapar. Tarih, polisiye, macera, aşk, yanlış batılılaşma ve cariyelik gibi birçok konuda roman yazdı. Romanların isimleri bile konuları hakkında bilgi verdi. Olaylar bazen yazarın hiç görmediği yerlerde geçer.

“Halk için roman” çığırını edebiyatımızda o açtı. Romantizm akımının etkisinden etklenerek eserler kaleme aldı. Öykü ve romanlarında meddah (olayın akışını kesip bilgi verme) tekniğinden yararlandı. Türk edebiyatında ilk öykü örneklerini (Letaif-i Rivayat) verdi. Tercüman-ı Hakikat, Bedir, Devir gazetelerini çıkardı. Dağarcık ve Kırkambar adlı dergileri de çıkardı.Servet-i Fünun yazarlarını eleştirerek onlara Dekadanlar (soysuzlaşmış) adını taktı. Evinde kurduğu küçük bir matbaada eserlerini bastı. “Esrar-ı Cinayet” adlı romanı edebiyatımızda ilk polisiye roman sayılır.

Ahmet Midhat Efendi'nin Bazı Eserleri
 
Romanları

Hasan Mellâh yâhud Sır İçinde Esrar (1874)

Dünyaya İkinci Geliş yâhut İstanbul’da Neler Olmuş (1875)

Hüseyin Fellah (1875)

Felâtun Bey ile Râkım Efendi (1875)

Karı-Koca Masalı (1875)

Paris'de Bir Türk (1876)

Çengi (1877, oyun)

Süleyman Musûlî (1877)

Yeryüzünde Bir Melek (1879)

Henüz On Yedi Yaşında (1881)

Karnaval (1881)

Amiral Bing (1881)

Vah! (1882)

Acâib-i Âlem (1882)

Dürdâne Hanım (1882)

Esrâr-ı Cinâyât (1884)

Cellâd (1884)

Volter Yirmi Yaşında (1884)

Hayret (1885)

Cinli Han (1885)

Çingene (1886)

Demir Bey yâhud İnkişâf-ı Esrâr (1887)

Fennî Bir Roman Yâhud Amerika Doktorları (1888)

Haydut Montari (1888)

Arnavutlar-Solyotlar (1888)

Gürcü Kızı yâhud İntikam (1888)

Nedâmet mi? Heyhât (1889)

Rikalda yâhut Amerika'da Vahşet Âlemi (1889)

Aleksandr Stradella (1889)

Şeytankaya Tılsımı (1889)

Müşâhedât (1890)

Ahmed Metin ve Şîrzât (1891)

Bir Acîbe-i Saydiyye (1894)

Taaffüf (1895)

Gönüllü (1896)

Eski Mektûblar (1897)

Mesâil-i Muğlaka (1898)

Altın Âşıkları (1899)

Hikmet-i Peder (1900)

Jön Türkler (1910)

Öyküleri

Kıssadan Hisse (1870)

Letâif-i rivayat

Suni'fi Zann(1870)

Gençlik (1870)

Esâret (1870)

Teehhül (1870)

Felsefe-i Zenân (1870)

Gönül (1870)

Mihnetkeşân (1870)

Firkat (1870)

Yeniçeriler (1871)

Ölüm Allâhın Emri (1873)

Bir Gerçek Hikâye (1876)

Bir Fitnekâr (1876)

Nasîb (1877)

Çifte İntikam (1887)

Para (1887)

Kısmetinde Olanın Kaşığında Çıkar (1887)

Diplomalı Kız (1890)

Dolabdan Temâşâ (1890)

İki Hud'akâr (1893)

Emânetçi Sıdkı (1893)

Cankurtaranlar (1893)

Ana-Kız (1893)

Durûb-u Emsâl-i Osmâniyye Hikamiyyatının Ahkâmını Tasvir (1872)

Hayâl-Hakîkat (1891)

Diğer Yapıtları

Üss-i İnkılâb ve Zübdetül Hakâyık (3 cilt, 1877-78)

Müdâfa'a (3 cilt, 1883-85)

İstibşâr (1892)

Beşâir

Nizâ'-ı ilm ü din (4 cilt)

Şopenhavr'ın Hikmet-i Cedidesi

Volter

Beşir Fuad

Avrupa'da Bir Cevelan (seyahatname, 1890'da yayımlamış)

Menfa (özyaşamöyküsü)

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kemal Coşkun, Ahmet Mithat Efendi’nin Eserlerinde Dini ve Toplumsal Temalar, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilm Dalı Yüksek Lisans Tezi, 2006, Ankara]

Gökhan Akka, Muhammet Uysal, Şükrü Özdemir, Ahmet Mithat Efendi,

Güngör Gençay, Edebiyatın Batıya Açılan Kapısı, 

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun