Ahmed Arifi Paşa

Ahmed Arifi Paşa
  • Görev : Osmanlı Sadrazamı
  • Doğum : 1830 - İstanbul
  • Ölüm : 1895 - İstanbul

Aydın fikirli ve dürüst bir devlet adamı olan Arifi Paşa özel hocalardan Arapça, Farsça, Fransızca, coğrafya, tarih, ekonomi-politik, devletler hukuku ve jeoloji dersleri alarak kendisini pek çok konuda geliştirdi. Dîvân-ı Hümâyun Kalemi’nde memuriyete başladıktan sonra sefaret birinci kâtipliğine tayin edildi, ardından Bâbıâli Tercüme Odası’na girdi. Ali Paşa’nın maiyetinde, Kırım Harbi’ni sona erdiren Viyana ve Paris konferanslarına katıldı. Devlet kademesinde önemli mevkilerde yer aldı. Tercümanlıktaki kabiliyeti ve edebi kültürünün Sultan Abdülaziz tarafından takdir edilmesinden dolayı 1873’te üçüncü defa Dîvân-ı Hümâyun tercümanlığına getirildi. Bu sırada Sadrazam Hüseyin Avni Paşa, padişahın teveccühünü kazanmış olan Arifî Paşa’nın sadârete gelmesi ihtimalini göz önüne alarak onun aleyhinde faaliyete başladı. Diğer taraftan da ondan hoşlanmayan Rus elçisi İgnatiyef’in entrikaları sonunda, Hariciye Nâzırlığı'ndan alınarak Maarif Nâzırlığı'na getirildi. Aynı yıl içinde kısa bir süre Adliye Nâzırlığı'nda da bulunan Arifî Paşa azledildikten sonra ikinci defa Viyana sefaretine tayin edildi.

Arifî Paşa Arapça, Farsça ve Fransızca bildiği gibi hukuk ve tarihe de âşina, güzel yazı yazan bir kimse idi. Diplomatik terimlerin Türkçeye çevrilmesinde önemli role sahipti. Döneme göre iyi bir tahsile sahipti ve edebî kültürü de gayet iyiydi. Siyasi konularda önemli ölçüde bilgi sahibi olmakla birlikte diplomaside fazla bir maharet gösteremedi. Osmanlı-Rus Savaşı'nın Osmanlı Devleti aleyhine neticeleneceğini düşünerek, Alman elçisine başvurup ondan barışa aracı olmasını istedi. Fakat Sadrazam Edhem Paşa’nın barış istemenin zamansızlığını ve Ruslar’ın mağlûp olduklarını ileri sürmesi üzerine, tayininden on beş gün sonra istifasını verdi. Arifî Paşa başvekillikte bulunduğu süre içinde, başta Ermeni meselesi olmak üzere, Berlin Antlaşması’nın ortaya çıkardığı Yunan ve Karadağ sınırı konularıyla da meşgul oldu. Ermeni meselesi yüzünden Kâmil Paşa’nın azledilmesinden sonra padişah tekrar sadârete tayin edilmesini istedi. Ancak Arifî Paşa, ileri derecede verem hastalığından muzdaripti. Çok kısa süre sonra da veremden kurtulamayarak vefat etti.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Kaynakçalar

Küçük, Cevdet, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 3, 1991

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun