Ahmed Arif Hikmet Bey Efendi

  • Meslek : Osmanlı şeyhülislamı
  • Önem : Tanzimat sonrası eğitime yenilikler getirmesi
  • Doğum : 1786 – İstanbul
  • Ölüm : 22 Mart 1859 – İstanbul
  • Başlıca Eserleri : Divan, Zeylü’l-Keşfü’l-Zünun, Mecmuatü’l Teracim, Tezkire-i Şuara

Tanzimat’tan sonra eğitime getirdiği yeniliklerle bilinen Osmanlı Şeyhülislam’ı Arif Hikmet Bey, İstanbul’da doğdu. Müderris payesi alarak ilmi ve edebi çalışmalara başlayan Arif Bey, hacca gittikten sonra sırasıyla Kudüs (1816), Mısır (1820) ve Medine (1823) kadılıklarında bulundu. 1829’da nüfus tahrir işlerine nezâret etmek üzere Rumeli’de görevlendirildi. Seyyid olması dolayısıyla bir yıl sonra nakîbüleşraf, 1833’te Anadolu kazaskeri, 1838’de Rumeli kazaskeri oldu. Ertesi yıl Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyye azalığına, hemen ardından da Rumeli müfettişliğine getirilerek Osmanlı Devleti topraklarında eğitimin yaygınlaştırılması maksadıyla kurulan Meclis-i Maârif-i Muvakkat’a üye seçildi. Mekkizade Mustafa Asım Efendi’nin vefatı üzerine 11 Aralık 1846’da şeyhülislâm tayin edildi. Bu görevde yedi buçuk yıl kadar kalan Arif Bey, Sultan Abdülmecid devrindeki Softalar Vak‘ası’nda müsamahakâr davrandığı için görevden alındı. İstanbul’da vefat etti.

Klasik tarzda şiirler yazan ve şiirlerinde Nefi, Nabi ve Nedim’in etkileri görülen Arif Hikmet Bey, eski şiirin “bakıyyetü’s-selef” denilen son temsilcilerinden biri olarak tanınmaktadır. Namık Kemal onun II. Mahmud devrinin en gözde şairlerinden biri olduğunu belirtmektedir. Üç dilde yazdığı şiirlerini topladığı divanından takdirle bahseden Cevdet Paşa ise bilhassa Arapça şiirlerini çok beğenir. Onun ilmi ve edebi şahsiyetinden övgüyle söz eden bir başka kişi de Ziya Paşa’dır. Arif Hikmet geniş bilgisi, okumaya ve kitaba düşkünlüğü, nadide kitaplara sahip kütüphanesi ve cömertliği yanında konağını devrin bilgin, şair ve diğer sanatçılarının toplandığı bir merkez haline getirmesiyle de tanınmış ve birçok sanatçı, ilim adamı ve şairle yakın dostluklar kurmuştur. Son devir Osmanlı âlimleri arasında önemli bir yeri olan Arif Hikmet Bey, nadir eserlerden meydana gelen 12.000 ciltlik bir kütüphaneye de sahipti. Bunlardan 5000 kadarını Medine’de Mescid-i Nebevî’nin kıble tarafında inşa ettirdiği, bugün de kendi adıyla anılan kütüphaneye vakfetmiştir. Ahmed Cevdet Paşa’nın, çok istifade ettiğini belirterek, başka hiçbir yerde bulunmayan nadir kitaplardan meydana geldiğini söylediği İstanbul’daki kitapları ise ölümünden sonra yeğeni Beykozlu İzzet Bey’e intikal etmiş, bunlardan bir kısmını İbnülemin Mahmud Kemal satın almış ve kendi kitaplarıyla birlikte İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ne bağışlamıştır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

L. Bilge, Mustafa, Arif Hikmet Bey(Şeyhülislam), Diyanet İslam Ansiklopedisi, c.3, sf.365-366

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, cilt.1, fasikül.1, İstanbul, 1983

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun