Ağakapısı

  • Tanım : Osmanlılar’da yeniçeri ağasının resmî makamına ve ikamet yerine verilen ad

Eskiden beri yüksek bir makamı ifade etmek için kapı kelimesi kullanılırdı. Devletin en yüksek memurlarından biri olan yeniçeri ağasının görev yaptığı bu yer de kısaca Ağakapısı olarak adlandırıldı. Ağakapısı Süleymaniye Camii’nin kuzeyinde, şimdiki İstanbul Müftülüğü binası ile İstanbul Üniversitesi’nin bir biriminin olduğu yerde idi. Başta Sultan II. Osman hadisesi olmak üzere birçok tarihî olayın geçtiği Ağakapısı, etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir saha içinde selâmlık, harem ve hizmet dairelerinden oluşan büyük bir ahşap saray şeklinde inşa edildi. Bina birçok defa yangınlar sonucu harap oldu ve çeşitli tamirler gördü. Sultan I. Mahmud tarafından çıkarılan bir hatt-ı hümâyunla burada padişaha şerbet sunulmasının uygun görüldüğü bildirildi. Yılın belirli günlerinde de yeniçeri ağasının Ağakapısı’nda sadrazama bir ziyafet vermesi âdet haline geldi. Harap oluşun ardından Ağakapısı sarayı tekrar yapılırken avlu veya bahçesine ahşaptan yüksek bir yangın köşkü inşa olundu. Yangınları gözetleyen köşklü denilen görevliler, bu kulenin tepesinden gündüz şüpheli dumanları, gece ise ateşi gözetleyip gerekli tedbirlerin alınmasını sağlıyorlardı. Saray, Sultan II. Mahmud zamanında 1816-1817 yılında büyük ölçüde bir tamir görerek yenilendi ve yeniden döşendi.

Ağakapısı, âdeta hünkâr sarayı gibi çeşitli köşkleri, daire ve idare odaları, bunun yanında hizmet daire ve atölyeleri ile büyük bir kompleksti. Yeniçeri Teşkilâtı’nın 1826’da kaldırılmasına kadar geçen süre boyunca yeniçeri ağasının makamı olmaya devam etti. Bu tarihte Asâkir-i Mansûre kurulunca, Ağakapısı sarayı da o zamana kadar makamı kendi konakları olan şeyhülislâma tahsis edildi. Sultan II. Mahmud Ağakapısı’nın şeyhülislâmlara tahsisi için yazdığı fermanda, yeniçeriliğin bütün hâtıralarını silip unutturmak için Ağakapısı adını da yasaklayarak buraya Fetvahane (Bâb-ı Meşîhat) denilmesini istedi. Şeyhülislâm yeni makamına taşınacağı sırada, Sirkeci’de Hocapaşa semtinde çıkan bir yangın birçok ev ve binalarla birlikte Bâb-ı Âlî’yi de tamamen mahvettiğinden, Ağakapısı sarayı geçici olarak Bâb-ı Âlî’ye tahsis olunmuştur. Bâb-ı Âlî’nin yeniden inşasının tamamlanmasından sonra meşihat dairesi Ağakapısı’na nakledildi. Cumhuriyet döneminde şeyhülislâmlık lağvedildiğinde Ağakapısı İstanbul Müftülüğü’ne verildi, binanın en gösterişli bölümüne ise İstanbul Kız Lisesi yerleştirildi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Eyice, Semavi, Ağakapısı, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 1, 1988

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun