Agah Efendi

Agah Efendi
  • Önem : Türk sermayesiyle çıkan ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval'i çıkartması
  • Meslek : Gazeteci, yazar
  • Doğum : 1832 - İstanbul
  • Ölüm : Aralık 1885 - Atina, Yunanistan

Türk özel sermayesiyle çıkan ilk gazeteyi çıkartan Osmanlı gazetecisi Agâh Efendi, İstanbul Sarıyer’de doğdu. Babası Yozgatlı Çapanzâde Ömer Hulûsi Efendi’dir. İlk tahsilinden sonra Galatasaray Tıbbiye-i Şâhâne-i Adliyye’sinin hazırlık sınıfına girdi. Yedi yıl devam ettiği bu okulu bitiremeden ayrıldıysa da burada Fransızca, İngilizce, İtalyanca öğrendi ve Bâbıâli Tercüme Odası’na memur oldu. Paris sefirliğine tayin edilen Rıfat Veliyyüddin Paşa’nın maiyet kâtibi olarak Paris’e gitti (1852). Üç yıl sonra bazı önemli yazışmaları Bâbıâli’ye ulaştırmak göreviyle İstanbul’a döndü. Önce Karantina müdür muavinliğine, daha sonra Rumeli orduları başmütercimliğine tayin edildi. Bu görevdeyken Viyana Muahedesi gereğince Kars’ı teslim almaya memur edilen Anadolu müşirinin maiyetinde bulundu. Kırım Savaşı bittikten sonra başmütercimlikten istifa etti ve Mostar’da mutasarrıf vekili oldu.

Agâh Efendi muhakeme gücü sağlam, zeki, yumuşak başlı, açık sözlü, gayretli bir Tanzimat aydınıdır. İlk yirmi dört sayısını Şinâsi ile birlikte çıkardığı Tercümân-ı Ahvâl, Türkiye’de gazetecilik anlayışının yerleşmesi yolunda büyük hizmet görmüştür. Gazetecilik ve idarecilik yanında bazı piyes denemeleri yapmışsa da bunların önemli çalışmalar olduğu söylenemez. Bir süre Postahâne-i Âmire nâzırı oldu. Posta idaresinin ıslahı için yeni uygulamalara girişerek ilk defa posta pulu kullanma usulünü yürürlüğe koydu. Bir süre Vapurlar nâzırlığı, Ereğli Kömür Madenleri nâzırlığı yaptıktan sonra Dîvân-ı Muhâsebat üyeliğine tayin edildi. 10 Mart 1866’da 792. nüshasını çıkardıktan sonra gazetesini kapattı. Yeni Osmanlılar’dan Ali Suâvi ve diğer bazı kişilerle birlikte Fransa’ya kaçtı. Oradan Nâmık Kemal, Ziyâ Bey (Paşa) ve Ali Suâvi ile önce Londra’ya, sonra Brüksel’e geçti. Brüksel’den, Yeni Osmanlılar’ın yayın organı olarak Londra’da çıkarılan Muhbir ve Hürriyet gazetelerinin yayım çalışmalarına katıldı. Âlî Paşa’nın ölümünden sonra, Sultan Abdülaziz’in 42. doğum yıl dönümünün Berat kandiline rastlaması vesilesiyle çıkarılan aftan faydalanarak İstanbul’a döndü. Daha sonra ise İzmit mutasarrıflığına tayin edildi. Bir süre sonra bu görevinden alındıysa da V. Murad padişah olunca yeniden aynı göreve getirildi. II. Abdülhamid tarafından Şûrâ-yı Devlet âzalığına tayin edildikten bir müddet sonra azledilerek önce Bursa’ya, oradan da Ankara’ya sürüldü. Daha sonra affedilerek Rodos mutasarrıflığına tayin edildi. Namık Kemal’le yeri değiştirilerek Midilli mutasarrıflığına gönderildikten sonra Ekim 1885’te Atina sefiri oldu. Aralık 1885’te orada öldü. İstanbul’da Sultan II. Mahmud Türbesi haziresine gömüldü. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Nuri Yüce, Çapanzade Agah Efendi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt.1, 1988

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun