Abdullâtif el-Bağdadî

  • Meslek : Tabip-filozof, çok yönlü bir İslâm bilgini.
  • Doğum : 1162? - Bağdat
  • Ölüm : 9 Kasım 1231 - Bağdat

İlk Çağ kuşkuculuğuna yeni bir yorum getirerek İslam felsefesine uyarlayan ve İslam düşüncesinde eleştiri çığırı açan Abdüllatif el-Bağdadi Bağdat’ta dünyaya geldi. Gerçek adı Muvaffaküddin Ebu Muhammed b. Yusuf olan düşünür, İslam ülkelerinde daha çok İbnü’l – Labbad diye tanınır. Bağdat’ta eğitim gördükten sonra çağın geleneği gereğince hadis, fıkıh, kelam, sarf ve navif okudu. Çok yönlü bir düşünür olan Bağdadi aynı zamanda tıp eğitimi aldı. İlk Çağ bilginlerinin bilinen yapıtlarını inceleyerek felsefe çalışmalarına başladı. İbn Sina, Farabi, Gazali, Sühverdi, İbn Meymun gibi İslam filozoflarını inceledi. Suriye, Mısır, Şam ve Erzincan yörelerinde uzun gezilere çıktı. Mısır gezisinde, başta sultan olmak üzere devlet büyüklerinden yakınlık gördü, konaklarında kalıp bilimsel toplantılara katıldı. Erzincan’da Alaeddin Davud Şah’ın sarayında kaldığı sürece, kendisine sağlanan olanaklardan yararlanarak gözlemlere, deneylere dayanan araştırmalarını sürdürdü. İleride yazacağı kitaplar için bilgiler topladı. Tıp, felsefe ve mantık alanları başta olmak üzere 160’tan fazla eseri vardır. Bunların elli üçü tıp ve farmakoloji, dördü zooloji, dördü botanik, yirmisi mantık, on sekizi felsefe, on üçü nahiv, sekizi hadis, ikisi tefsir, ikisi fıkıh, ikisi kelâm, onu metodoloji ve tarih, dördü de ahlâk ve siyaset konularında kaleme alınmıştır.

Abdüllatif el-Bağdadi’nin bütün çalışmaları gözlemlerden edindiği bilgilerin sağladığı olanaklara, yönteme dayanır. Salt deneyci, gözlemci bir düşünür olmamasına rağmen benimsediği çalışma yöntemi İslam ülkelerinde sürdürülen bilim geleneğine uymaz. Sorunların çözümünde mantık ilkelerinin egemenliğine karşı kuşkucu bir tutum takınmıştır. Ona göre mantık kesin bilgiye ulaştıran, bütün kuşkulardan uzak sağlıklı bir bilim yöntemi getiremez. Bazı müellifler Abdüllatif el-Bağdadi’yi İslâm felsefesinin hiçbir ekolünü benimsememiş bir filozof olarak gösterirlerse de onu İslâm dünyasındaki Aristocu geleneğe bağlı bir meşşâî filozofu saymak görenler de vardır. Çünkü o, Aristo’nun fizik, metafizik, psikoloji ve tabiat ilimleri alanına giren eserleri üzerinde çalışmış, bunları bazen özetlemiş, bazen de hâşiyeler yazarak gerekli açıklamalarda bulunmuştur. Abdüllatif el-Bağdadi’ye göre evren gerçek bir varlıktır, onun yok olacağı mantık ilkelerine dayanılarak saptanamaz. Ünlü İslam düşünürü, felsefe alanında uyguladığı kuşkucu eleştiri yöntemiyle, kendinden sonra gelenler üzerinde uzun süre etkili oldu. Bu etki İslam düşüncesinde, İlk Çağ kuşkucularına karşı ilgi uyandırdı, onların bulunabilen yazılarının, görüşlerini içeren kaynakların tanınmasına yol açtı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Mahmut Kaya, Abdüllatif el-Bağdadi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt.1, 1988

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, cilt.1, fasikül.1, İstanbul, 1983

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun