Abdülhalim Galip Paşa

  • Meslek : Devlet adamı ve şair
  • Doğum : İstanbul
  • Ölüm : 10 Eylül 1876 - İstanbul

Şiirlerinde “Galib” dışında “Niğdeli Galib” mahlasını da kullanmasından Niğdeli olduğu anlaşılan Abdülhallim Paşa’nın “Türk Galib” lakabıyla tanınmasının sebebi Kastamonu ağzıyla yazdığı şiirleri Mutâyebât-ı Türkiyye adlı kitapta toplamasıydı. Maliye Mektûbî Dairesi’ne kâtip olarak giren Galib Paşa, Kaptanıderyâ Çengeloğlu Tâhir Paşa’nın mühürdarlığı zamanında ve Tâhir Paşa Aydın vilâyeti müşiri iken hâcegânlık rütbesiyle divan kâtipliği görevinde bulundu. Ayrıca Marmara voyvodalığı, eski sadrazam Dârendeli İzzet Mehmed Paşa’nın Akkâ eyaleti valiliği (1840) sırasında Şam’da divan kâtipliğini, postane kâtipliği, Posta Nâzırı Hüseyin Bey’in mühürdarlığını ve mâbeyin başmemuru Hâmid Paşa’nın kâtipliğini yaptı. Ardından üçüncü derece ile Urfa-Viranşehir kaymakamlığına, bir süre sonra Ankara defterdarlığına tayin edildi. 1848’de İstanbul’a döndü. 1849’da Batum ve 1851’de Tırnova kaymakamlığına getirildi. 1853’te beylerbeyilik rütbesiyle paşa oldu. Son görevi Amasya mutasarrıflığıydı.

Galib Paşa’nın bilinen tek eseri Mutâyebât-ı Türkiyye’dir. Mensur bir mukaddime ile başlayan eser Sultan Abdülaziz’e sunulan kırk üç beyitlik bir kaside, Abdülaziz’in Avrupa seyahatinden dönüşü üzerine yazılmış bir kıta, bir tahmîs, bir şarkı ve yetmiş dokuz gazelden meydana geldi. İbnülemin bu eserde yer almayan “âlem bu ya” redifli bir gazelini yayımladı. Kastamonu yöresi ağzıyla yazılmış olan ve altmış iki şiir içeren eserin anlaşılabilmesi için Galib Paşa 898 mahallî kelimenin anlamını sayfa kenarlarında açıkladı, mizahî bir dille yazdığı eserini eğlenceli vakit geçirmek amacıyla kaleme aldığını belirtti. Eser atasözleri ve deyimler, Kastamonu yöresinin az bilinen kelimelerini ve bölgeye ait yemek adlarını içermesi bakımından önemlidir. Mutâyebât-ı Türkiyye orta boyda elli beş sayfa, harekeli, nesih hattıyla ve taş basması olarak yayımlandı. Sultan Abdülaziz’in 7 Ağustos 1867 tarihinde Avrupa gezisinden dönüşü üzerine şairin yazdığı kıta eserin 1867 yılında veya bu yıl civarında kaleme alındığını ya da bastırıldığını düşündürür. Yayımlandığı tarihten itibaren ilgi gören eser çeşitli dil ve içerik incelemelerine konu oldu.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Ay, Ümran, Abdülhalim Galib Paşa, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2016, c. Ek-1, sf.28,

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun