Abdülaziz Bey

  • Meslek : Devlet adamı, yazar ve hattat
  • Doğum : 7 Kasım 1850 - İstanbul
  • Ölüm : 31 Aralık 1918 - İstanbul

Ataları nakîbüleşraflık görevinde bulunan Abdülaziz Bey’in soyunun Hz. Ali’ye ulaştığı belirtilir. Ailesi Kırım’ın Ruslar tarafından işgali üzerine I. Abdülhamid’in davetiyle Seyyid Hamdullah Efendi zamanında Darıca civarında bir çiftlik satın alarak oraya yerleşti. Abdülaziz Bey’in dedesi Pertev M. Said Paşa burada doğdu. Sıbyan mektebinden sonra özel hocalardan Arapça ve Fransızca öğrenen Abdülaziz Bey memuriyet hayatına Bâbıâli’de Ahkâm-ı Adliyye Riyâseti Mektûbî Kalemi’nde başladı. Ardından Sadâret Mektûbî Kalemi’nde mülâzemete ve Mühimme Odası’nda hulefâlığa getirildi. Sırasıyla İntihâb-ı Me’mûrîn Komisyonu’nun tahrir heyetine, Şûrâ-yı Devlet kalemine, Meclis-i Meb‘ûsan’ın Dersaâdet’ten mebus seçimi için teşkil edilen Devâir-i İntihâbiyye İkinci Daire Umûr-ı Tahrîriyyesi’ne mülâzemetle dâhil oldu. Seçimlerden sonra yine Şûrâ-yı Devlet kalemine döndü. Bu arada yeniden kurulan Sicill-i Ahvâl Komisyonu Hey’et-i Tahrîriyye-i Muvakkatesi’nde çalıştı. Kısa süren istifasının ardından Evkāf-ı Hümâyun Nezâreti’nin imamlık, hatiplik ve müezzinlik gibi vazifeleri düzenleyen Cihat İdaresi’ne geçti. Ma‘rûzât-ı Mühimme Kitâbeti’nde yaklaşık yirmi yıl görev yaptı. Evkaf İdare Meclisi âzası, Meşrutiyet’in ardından meclis reisi oldu. 1909 ıslahatında aynı nezârette müfettişlik vazifesine nakledildi. Şerif Ali Haydar Paşa’nın nezâretinde Edirne, Selânik, Kosova ve Manastır vilâyetleri Evkaf müfettişliğine tayin edildi. Müfettişliğin lağvı üzerine İstanbul’a geldi. Son vazifeleri İstanbul Vilâyeti Tahrîr-i Müsakkafât Komisyonu ve Maliye Nezâreti Arâzî-i Mevkūfe Komisyonu başkanlığıdır. Emekliye ayrıldıktan bir süre sonra vefat etti.

Vefakâr, dilnevâz, hayırhah bir kimse olarak tarif edilen Abdülaziz Bey ta‘lik yazıda ustadır. Abdülaziz Bey eserlerinin büyük çoğunluğunu sağlığında bastıramadığından bu yönüyle tanınamadı. Şiirlerini ihtiva eden büyük bir mecmua, mektuplarını içeren defter, manzum ve mensur letâif, eslâf ve muasırlarının bazı seçilmiş beyitlerini kapsayan mecmua basılamadı.  “Ulûhiyyet”, “Nübüvvet”, “Rûhullah” gibi unvanlarla basılıp sokaklarda dağıtılan hutbeler hakkında reddiye mahiyetinde yazdığı Hutbelere Hitap ve Cümel-i Hikemiyye-i Azîziyye ve Mücerrebât-ı Muâlecât isimli risâleleri de basılamadı, Diyânet-i Muhammediyye adlı kitabı yarım kaldı. Eserlerinden sadece Hz. Hüseyin hakkındaki mersiyesi sağlığında yayımlanabildi. Abdülaziz Bey, kendi el yazısıyla on dört defter halinde yazdığı, “Âdât ve Merâsim-i Kadîme”, “Ta‘bîrât ve Muâmelât-ı Kavmiyye-i Osmâniyye” adlarını verdiği notlarını kendi bastıramadı ölümünden sonra Kâzım Arısan ve Duygu Arısan Günay tarafından yayımlandı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Ay, Ümran, Abdülaziz Bey, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2016, Cilt: EK-1,sf: 26-27

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun