Goeben ve Breslau Nasıl Kaçtı? Bir Başarısızlığın Öyküsü

Goeben ve Breslau Nasıl Kaçtı? Bir Başarısızlığın Öyküsü

Goeben ve Breslau gemilerinin gelişi Osmanlı son dönem tarihinin en tartışmalı konularından bir tanesidir. Bazı yazarlara göre tarihin akışına bu denli tesir eden başka bir gemi bulunmamaktadır. Birinci Dünya Savaşı patlak vermeden evvel Akdeniz’de bulunan bu iki Alman gemisi savaş ilanlarının yapıldığı esnada Berlin’den gelen emir doğrultusunda İstanbul’a hareket etti. 6 Ağustos günü Messina Limanı'ndan başladıkları yolculukları 10 Ağustos günü Çanakkale Boğazı’nın geçilmesiyle sona erdi. İngiliz karar alma mekanizmasındaki koordinasyonsuzluk, hatalar ve diğer yaşanan talihsizlikler sebebiyle Akdeniz’de bulunan İngiliz filosu Alman gemilerini yakalamayı başaramadı.

BEYAZ TARİH / MAKALE

1914 yazında Alman Akdeniz Filosu’nda (Mittelmeerdivision) savaş gemisi olarak Moltke sınıfı SMS Goeben muharebe kruvazörü ve SMS Breslau kruvazörü bulunmaktaydı.1 Alman Akdeniz Filosu, Birinci Balkan Savaşı patlak verdiğinde güç gösterisi yapmak ve İstanbul’daki Alman vatandaşlarını korumak amacıyla 1912 yılının sonlarına doğru gemiler gönderildi.2 O tarihten itibaren İstanbul dahil çeşitli Akdeniz ve Adriyatik limanlarını ziyaret eden bu iki gemiden Goeben 1911 yılında suya indiridi. Bu gemi gerek ateş gücü gerekse de hız bakımından o tarihte Akdeniz’deki İngiliz ve Fransız gemilerinden daha üstündü.

Arşidük Ferdinand’ın Saraybosna’da suikaste uğradığı haberini Hayfa’daki Alman Konsolosu tarafından verilen akşam ziyafeti esnasında öğrenen Alman Akdeniz Filosu’nun başındaki isim Amiral Wilhelm Souchon, kendi yazdığı makalesinde bu hadisenin Almanya’yı bir savaşa sokacağını ve dolayısıyla Akdeniz Filosu’nun savaşa hazır halde olması gerektiğini değerlendirdi.3 Bu esnada Goeben’in kazanında problem bulunmaktaydı ve Souchon bu arızanın giderilmesi için Avusturya, Pola Limanı'na gitmeye karar verdi. Temmuz 1914 boyunca arızasının giderilmesi için yoğun gayret gösterilen Goeben, tam olarak arızası tamir edilemese de üst hız limitine yakın bir hızda performans gösterecek duruma getirildi.

Goeben
SMS Goeben İstanbul Boğazı'nda

Almanya’da seferberliğin ilan edildiği 2 Ağustos 1914 günü Souchon savaş için elindeki seçenekleri değerlendirmeye başladı. Kendisinin anlatımına göre Goeben’in arızası devam ettiği için savaş ilan edilmesi durumunda Cebelitarık Boğazı’ndan geçerek Almanya’ya dönme ihtimali ortadan kalkarken muhtemel düşman gemilerine karşı Akdeniz’de de etkili bir harekatın yürütülmesi ihtimali düşüktü. Yine kendi ifadesiyle, kurmay heyetiyle beraber savaş çıkması durumunda elinden geldiğince Alman savaş gayretlerine katkı yapma kararı aldı ve İtalya’nın Messina Limanı’na doğru ilerlemeye başladı. Messina Limanı’nda İtalyan yetkililerin isteksiz davranmaları sebebiyle çok fazla kömür alma şansı bulamayan Souchon burada hareket tarzını belirledi. Buna göre; Fransa’nın Cezayir’de bulunan birliklerinin Avrupa’ya geçişinin sekteye uğratılması için Cezayir kıyıları bombardıman edilecekti.

Bu sırada İngiltere'nin Akdeniz Filosu’nun Komutanı olan Amiral Berkeley Milne’de İngiliz Amiralliği’nden (Admiralty-Osmanlı’daki Bahriye Nezareti’nin muadili) savaş çıkması halinde yapılacaklara ilişkin talimatını 30 Temmuz günü aldı.4 Bu talimata göre savaş çıkması halinde Milne’nin filosunun öncelikli görevi Fransa’nın Afrika’da bulunan birliklerinin nakliyesine yardım etmek sonra da eğer mümkünse Goeben’i yalnız olarak muharebeye zorlamaktı. Emirde ayrıca üstün düşman gemileriyle Fransız yetkililerle istişare etmeden muharebeye girmekten kesinlikle kaçınılması emrinin de altı çiziliyordu.

Savaşın başlaması ve takip

Souchon, gemileriyle Cezayir kıyılarını bombalama kararı aldıktan sonra 2 Ağustos’u 3’üne bağlayan gece Messina Limanı’ndan aldığı kısıtlı kömürle Batı Afrika’ya doğru harekete geçti. Souchon bombardımana başlamadan iki saat önce, 4 Ağustos sabah saatlerinde, dönemin Alman Donanma Bakanı von Tirpitz’ten İmparator Wilhelm’e ait olan çok önemli bir emir aldı. Gelen mesaj uyarınca Osmanlı ile ittifak anlaşmasına varıldığı ve Souchon’un icra etmiş olduğu faaliyeti kesip derhal İstanbul’a gitmesi emrediliyordu.5 Ancak Souchon hedefine bu kadar yaklaşmışken dönmek istemeyerek hedeflerini kısa sürede olsa bombalayarak dönüşe geçti. Souchon’un bu kısa süreli harekatıyla birlikte Akdeniz’de Birinci Dünya Savaşı kapsamında ilk mermi atılmış oluyordu. Bu arada bombardıman esnasında İngiliz ticaret gemisi Isle of Hastings’de hasar görmüştü.6 Berlin ile Londra’nın henüz savaş halinde olmadan gerçekleşen bu hadise Londra’ya savaş ilanından sonra ulaşacaktı. Daha önce ulaşması halinde İngiltere Almanya’ya savaş ilanı için gerekçeye kavuşmuş olacaktı ve bu durumda Akdeniz’de olayların seyri daha farklı olabilirdi.

sucon
Alman Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Wilhelm Souchon

Kısa bombardımanının ardından İstanbul’a gitmek üzere doğuya yönelen Souchon gemilerinin kömür deposunu daha önce tam doldurmadığından dolayı yakıt ikmali yapmak üzere Messina Limanı’na doğru yola çıktı. Bu yolculuk esnasında İngiltere’ye savaş ilan edildiğini öğrenen Souchon, Messina Limanı’na bir problem yaşamadan ulaştı. Burada İtalyan yetkililer Alman gemilerinin tarafsız bir limanda kalamayacaklarını ve 24 saat içerisinde limanı terk etmesi gerektiğini kendisine bildirdi. İtalyanların yine çok kömür vermek istememesi üzerine Goeben ve Breslau limandaki Alman ticari ve yolcu gemilerinin kömürlerinden depolarını doldurmaya başladı. Burada ayrıca 2,000 ton civarında kömüre ilave olarak çeşitli sebeplerle Messina’da bulunan sivillerden bazıları da gönüllü olarak Souchon’un gemilerinde görev almak istedi ve 400’ün üzerinde gönüllü hizmete alındı.7

Breslau
SMS Breslau gemisi

Messina’da yakıt ve malzeme alma işlemleri devam ederken 6 Ağustos öğlene doğru Souchon, Alman Donanma Bakanlığı’ndan “politik gerekçelerle İstanbul’a şu an giriş mümkün değil” şeklinde bir mesaj aldı.8 İşte tam bu nokta da kendi anlatımına göre Souchon inisiyatifi eline alarak, Akdeniz’de üstün düşmana karşı tutunamayacağını ve Avusturya Limanı'na giderse savaş boyunca pasif kalacağını değerlendirerek şöyle düşündü: “Böylece, Türkiye’nin arzusu olmasa dahi savaşı Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından Karadeniz’e taşımaya karar verdim. Türkleri onların ezeli düşmanına, Moskova’ya karşı silaha sarılmaları için ikna edeceğimi umut ettim.”9 Böylelikle Souchon Messina Limanı’nda iken 6 Ağustos günü rotasını İstanbul’a doğru yönlendirmeye karar verdi.

6 Ağustos öğleden sonra çok fazla kalamayacağından dolayı Messina’dan ayrılması gereken Souchon’un önemli bir sorunu vardı, buradan kendisini Çanakkale Boğazı’na götürecek yeterli yakıtı alamamıştı. Bu sorunu yoldayken çözmeyi umut ederek daha Messina’dan ayrılmadan Atina’daki Alman diplomatik temsilciliğine bir mesaj çekerek Ege Denizi girişindeki adalarda teslim almak üzere 800 ton kömüre ihtiyacı olduğunu bildirdi.10 Sonrasında ise 6 Ağustos öğleden sonra önce Goeben sonrasında da 5 mil mesafe ile kendisini takip edecek Breslau Messina’dan ayrıldı.

Takip başlıyor

Bu arada İngiliz filosunun başında bulunan Milne gemilerine Messina Boğazı’na ve limanına çok yaklaşmaması konusunda talimat verdi. Bunun sebebi ise İngiliz Amiralliği’nin İtalyan karasularına saygı gösterilmesine yönelik talimatıydı. Milne Amirallik ile uyumlu olarak Goeben ve Breslau’un iki hareket tarzının olacağını öngörüyordu.11 İlki ve en çok beklediği hareket tarzı Alman gemilerinin Fransız Kuzey Afrika kıyılarını son bir kez bombalayarak Cebelitarık Boğazı’ndan çıkacağı idi. Bu kapsamda Cebelitarık’taki İngiliz üssünü de haberdar etti. Amiral Milne’nin aklındaki diğer bir ihtimal ise gemilerin Almanya’nın müttefiki olan Avusturya donanması ile buluşmak üzere Adriyatik’e gitmesi idi. Milne anılarında yazdığına göre iki Alman gemisinin İstanbul’a gideceği ihtimali üzerinde hiç durmamıştı. Bunun sebebini ise İstanbul’dan gelen bir istihbarat raporuna bağlamıştı.12 Rapora göre Çanakkale Boğazı’na yeni mayın hatları döşenmişti. Milne dolayısıyla Alman gemilerinin gitse dahi buradan geçemeyeceklerini değerlendirdi. Tabii ki İstanbul ile Berlin arasındaki gizli anlaşmadan haberdar değildi.

milne
Ingiliz Akdeniz Filosu Komutani Amiral Archibald Berkeley Milne

Bu ihtimaller dahilinde Milne kuvvetlerinin ağırlık merkezini Sicilya Adası’nın batısında toplamayı uygun buldu. Böylelikle Alman gemileri Batı Akdeniz’e yöneldiklerinde kolaylıkla ve üstün kuvvetle karşılamış olacaktı. Her ihtimale karşı Amiral Milne Messina Boğazı’nın güneyine HMS Gloucester gemisini gönderdi. Burada Milne’nin bu kuvvet dağılımına İngiliz Amiralliği’nin de ses çıkarmamış olduğunu eklemek gerekir. Ayrıca Milne, daha önce Adriyatik Denizi’nde Avusturya donanmasını gözetlemek için devriye görevi icra eden Amiral Troubridge komutasındaki İngiliz filosuna da takviye yaparak ikinci ihtimal için de tedbirini aldı. İlaveten Amiral Troubridge’e ‘kendisinden üstün kuvvetlerle asla temasa girmemesi konusundaki’ Amirallik emrini de hatırlatmayı ihmal etmedi.

harita
Goeben ve Breslau gemilerinin izledigi rota 

Kaynak: Woodward, David. “The Escape of Goeben and Breslau August 1914.” History Today, 1960, 232–46.

Messina Limanı’ndan 6 Ağustos akşama doğru ayrılan Goeben ve Breslau, Messina Boğazı’nın güneyinden yani HMS Gloucester’ın beklediği bölgeden Doğu Akdeniz’e doğru çıkış yaptı. Souchon’un amacı Boğazı terk eder etmez kuzeydoğuya dümen kırarak Adriyatik Denizi’ne doğru ilerlemekti. Böylelikle İngiliz gemilerini Avusturya limanlarına doğru yol aldığına ikna etmeye çalışacaktı.13 Adriyatik girişine geldiğinde ise aniden rotasını Yunanistan’ın en güney ucu olan Matapan Burnu’na doğru çevirecek ve buraya ‘tam yol’ ilerleyecekti.

Alman gemilerinin hareket ettiğini gören İngiliz HMS Gloucester bu iki gemiyi uzaktan takip etmeye başladı. İngiliz gemisi Goeben’i oldukça uzaktan takip etmek zorundaydı çünkü bu gemi kendisinden çok daha üstündü. Amiral Troubridge ise Adriyatik Denizi’nde devriye görevine devam etmekteydi.

Aksilikler ve hatalar zinciri

Goeben ve Breslau’ın takibiyle birlikte İngilizlerin koordinasyonsuzluk, hatalar ve talihsizlikler zinciri de başladı. İki Alman gemisine şu anda en yakın olan kişi HMS Gloucester kaptanından sonra Amiral Troubridge idi. Kendisi sayıca Souchon’dan çok üstün olmasına rağmen, Troubridge’in gemilerinin gerek sürati gerekse de silahlarının menzili ve etkisi Goeben’e göre çok daha düşüktü. Bu sebeple Troubridge hava aydınlanmadan hemen önce Goeben ve Breslau’ı bulup bir torpido saldırısı ile imha etmeyi planlamıştı. Ancak destroyerlerinin yakıtının azalması sebebiyle Alman gemilerini hava aydınlanmadan bulamayacağını anlayan Amiral daha önce kendisine tebliğ edilen ‘daha üstün kuvvetlerle muharebeden kaçın’ emri uyarınca takibi sonlandırdı.14 Bu durumda Alman gemilerini takip eden yegâne gemi HMS Gloucester kalmıştı. İngiliz gemisi Breslau ile 7 Ağustos öğleden sonra kısa bir sıcak çatışmaya girdikten sonra Amiral Milne’nin emri doğrultusunda Goeben ve Breslau’ın çok uzaklaşmalarından dolayı takibi sonlandırdı. Bu, İngiliz gemilerinin Goeben ve Breslau’ı son görüşleri olacaktı.

Alman gemilerini takiple görevli Amiral Milne, Goeben ve Breslau Messina’dan ayrıldıktan itibaren İngiliz Amiralliği tarafından çoğu zaman habersiz bırakılmıştı. Bunda İngiltere’nin savaşın ilk yıllarındaki karar alma mekanizmasının kaotik olması hiç şüphesiz büyük rol oynamıştır. Aslında o sıralarda Londra, Alman gemilerinin nereye gidebileceğine dair birtakım sinyallere sahipti ancak bu sinyaller ya geç fark edildi ya bunlara geç reaksiyon gösterildi ya da koordinasyon eksikliği sebebiyle sahada görev yapan Milne’ye ulaştırılmadı. Yani parça parça olan bu sinyaller birleştirilemedi. Örneğin; 6 Ağustos günü Rus Dışişleri Bakanı Sazonov Londra’daki Büyükelçisine İngiliz Dışişlerine ulaştırılmak üzere gönderdiği telgrafta Avusturya filosunun Alman gemileriyle birleşerek Karadeniz’e geleceklerine dair istihbarat elde ettiklerini yazmıştı.15 Bu kritik bilgi derhal Amiralliğe gönderilmesine karşın 8 Ağustos’a kadar burada masanın üzerinde okunmayı bekleyecekti. Ayrıca Milne’nin gemilerinden bir tanesi olan HMS Dublin’de Goeben’in İstanbul’a gönderilmek üzere Atina’ya gönderdiği telsiz sinyalini kestirmiş olmasına ve bunu çevredeki İngiliz gemilerine derhal göndermiş olmasına karşın bu önemli haber Amiral Milne’nin kaptan gemisine ulaşmadı.16 Yaşanan bu hadiseler gibi Alman gemilerinin yakalanmasını önleyecek birçok hatalar ve aksilikler zinciri birkaç gün daha devam etti.

Amiral Milne’nin kendisini ve gemilerini 24 saat boyunca Goeben ve Breslau’ın takibinden alıkoyacak bir hadise daha yaşandı. Milne Alman gemilerini bulmaya çalıştığı esnada 8 Ağustos günü saat 14:00’te İngiliz Amiralliği’nden çok önemli bir telgraf aldı. Telgrafa göre Avusturya’ya savaş ilan edildiği bildiriliyordu. Milne bu emri alır almaz Alman gemilerini bıraktı. Çünkü hazar zamanı hazırlanmış sefer planına göre eğer Avusturya ile İngiltere arasında bir savaş patlak verecek olursa tüm İngiliz Akdeniz Filosu Adriyatik Denizi’nde toplanacaktı. Derhal bu emri uygulamaya başlayan Milne tüm gemilerine Adriyatik’e doğru gitme talimatı verdi. Ancak Amiralliğin yolladığı bu telgraf yanlıştı. Daha sonra akşam saatlerine doğru Avusturya ile savaş halinde olunmadığını ancak ilişkilerin kritik olduğunu bildiren ikinci telgraf Amiral Milne’ye gönderildi. Amiral gerek bu telgrafta kendisinin ne yapacağına dair açıkça bir talimatın olmayışından gerekse de Avusturya ile ilişkilerin kritik olmasından ötürü gemilerini Adriyatik civarında tutmaya devam etme kararı aldı. ‘Goeben ve Breslau gemilerini takibe devam’ emri ancak 9 Ağustos öğlene doğru Amiral Milne’ye ulaşabildi. Çok değerli bir 24 saat kaybedilmiş ve artık Alman gemilerinin yakalanması imkânsız bir hale gelmişti. Üstelik işin daha da kötüsü bu gemilerin tam olarak nereye gideceğine dair Milne’nin kafasında hala tam bir şey yoktu.

İngiliz Amiral Alman gemilerinin nerede olduğundan tam olarak habersiz de değildi. 8 Ağustos günü almış olduğu bir telgrafta gemilerin Ege Denizi’nin girişindeki Sire Adası yakınlarında olduğu Milne’ye bildirilmişti ancak sonrasında üstte açıklanan yanlış telgrafın araya girmesi ve Alman gemilerinin ne tarafa doğru gittiklerinin bilinememesi gelen bu mesajın etkili ve anlamlı olmasının önüne geçti. Milne için 9 Ağustos günü kesin olan bir şey vardı o da Goeben ve Breslau’ın Ege Denizi’nde olduğuydu. Ancak Milne’nin hesaplamalarında İstanbul hala Goeben ve Breslau için seçenekler arasında bulunmuyordu.

Yakıt ikmali ve nihayet Çanakkale

Yukarıda bahsedildiği gibi Amiral Souchon, Messina Limanı’ndan henüz ayrılmadan evvel 5 Ağustos günü Goeben ve Breslau gemileri kendilerini İstanbul’a götürecek yeterli yakıtı alamadıkları için Atina’daki Alman diplomatik misyonu vasıtasıyla 800 ton kömür siparişi vermişti. Atina’daki Alman diplomatik misyonunun başındaki isim olan von Quadt, Souchon’dan gelen mesajı alır almaz gecenin yarısında Yunan başbakanı Venizelos’u ziyaret ederek normalde Yunan limanlarından kömür çıkarılması yasak olmasına rağmen kömür taşıması için bir Alman gemisinin Pire Limanı’ndan çıkmasını talep etti. Venizelos’tan izin almayı müteakip17 Alman gemisi Bogados kömürleri Pire Limanı’ndan yükleyerek ayrıldı ve yolda tespit edilmesinin önüne geçmek için Yunan gemisi görünümünü alarak Goeben ile buluşacağı noktaya doğru hareket etti.18

çanakkale
Goeben ve Breslau gemileri Çanakkale'ye doğru ilerlerken

9 Ağustos günü önce Goeben sonrasında da Breslau Ege Denizi’nin girişindeki Denusa Adası yakınlarında demir attı. Alman gemileri için kömür taşıyan Bogados daha sonra Çanakkale Savaş’ında hayatını kaybedecek olan Alman subay Hildebrandt’ın yönlendirmesiyle Goeben’in yanına geldi. Gerekli olan kömürü ve diğer malzemeleri gece boyunca aldıktan sonra havanın aydınlanmasıyla her iki Alman gemisi de Çanakkale’ye doğru hareket etti. Souchon daha sonra yazmış olduğu makalesinde Osmanlı yetkililerinin Boğazdan geçişe izin vermemesi halinde zorla geçiş yapacağını belirtmiş ve bu konuyla ilgili Trablusgarp Savaşı zamanında Osmanlı’nın Boğaza döşediği mayınların yerini bilen bir subay mürettebatından yardım dahi almıştı.19 Ancak Souchon’un almış olduğu bu tedbirlere gerek kalmadı ve 10 Ağustos akşamı Osmanlı İmparatorluğu’nu mücadele edeceği son savaşın içine çekecek olan baş aktörler Goeben ve Breslau Çanakkale’den içeri giriş yaptı.20

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Dipnotlar

1Wilhelm Souchon, “The Break Through of the Goeben Amd Breslau from Messina to the Dardanelles,” The Naval Review 10, no. 3 (1922): 480.

2David Woodward, “The Escape of Goeben and Breslau August 1914,” History Today, 1960, 232.

3Souchon, “The Break Through of the Goeben Amd Breslau from Messina to the Dardanelles,” 481–82.

4Amirallikten Milne’ye, 30 Temmuz 1914, National Maritime Museums, Greenwich, MLN/209/7.

5Geoffrey Miller, Superior Force: The Conspiracy behind the Escape of Goeben and Breslau (Hull: University of Hull Press, 1996).

6Miller.

7Souchon, “The Break Through of the Goeben Amd Breslau from Messina to the Dardanelles,” 488.

8Geoffrey Miller, Straits: British Policy towards the Ottoman Empire and the Origins of the Dardanelles Campaign (Hull: The University of Hull Press, 1997), 268.

9Souchon, “The Break Through of the Goeben Amd Breslau from Messina to the Dardanelles,” 489.

10Miller, Straits: British Policy towards the Ottoman Empire and the Origins of the Dardanelles Campaign, 280.

11Miller, Superior Force: The Conspiracy behind the Escape of Goeben and Breslau.

12A. Berkeley Milne, The Flight of the “Goeben” and the “Breslau”: An Episode in Naval History (London: Eveleigh Nash Company, 1921), 81.

13Miller, Straits: British Policy towards the Ottoman Empire and the Origins of the Dardanelles Campaign, 268.

14Milne, The Flight of the “Goeben” and the “Breslau”: An Episode in Naval History, 91.

15Beckendorff’tan İngiliz Dışişlerine, 7 Ağustos 1914, dosya no: 36780, TNA FO 371/2163.

16Miller, Straits: British Policy towards the Ottoman Empire and the Origins of the Dardanelles Campaign, 271.

17Venizelos’un kömürlerin Goeben ve Breslau’a gidecek olmasını bildiği halde Alman gemisinin çıkışına izin vermesi konusuyla ilgili çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. Bu konu başlı başına ayrı bir yazı konusu olduğundan burada değinilmeyecektir.

18Miller, Superior Force: The Conspiracy behind the Escape of Goeben and Breslau; Basil Thomson, The Allied Secret Service in Greece (London: Hutchinson & Co. (Publishers) Ltd., 1931), 39–43.

19Souchon, “The Break Through of the Goeben Amd Breslau from Messina to the Dardanelles,” 491.

20Çanakkale’den İngiliz Amiralliği’ne, 11 Ağustos 1914, TNA ADM 137/19, s. 516.

 

 

Kaynakça

National Maritime Museums, Greenwich Arşivi Milne Belgeleri

İngiliz Ulusal Arşivleri (TNA) Amirallik (ADM) Belgeleri

İngiliz Ulusal Arşivleri (TNA) Dışişleri (FO) Belgeleri

Chatterton, E. Keble. Dardanelles Dilemma: The Story of the Naval Operations. London: Rich & Cowan, Ltd., 1935.

Miller, Geoffrey. Straits: British Policy towards the Ottoman Empire and the Origins of the Dardanelles Campaign. Hull: The University of Hull Press, 1997.

———. Superior Force: The Conspiracy behind the Escape of Goeben and Breslau. Hull: University of Hull Press, 1996.

Milne, A. Berkeley. The Flight of the “Goeben” and the “Breslau”: An Episode in Naval History. London: Eveleigh Nash Company, 1921.

Souchon, Wilhelm. “The Break Through of the Goeben Amd Breslau from Messina to the Dardanelles.” The Naval Review 10, no. 3 (1922): 480–91.

Thomson, Basil. The Allied Secret Service in Greece. London: Hutchinson & Co. (Publishers) Ltd., 1931.

Trumpener, Ulrich. “The Escape of the Goeben and Breslau: A Reassessment.” Canadian Journal of History 6, no. 2 (2016): 171–88.

Willmore, J. Selden. The Story of King Constantine as Revealed in the Greek White Book. London: Longmans, Green, & Co., 1919.

Woodward, David. “The Escape of Goeben and Breslau August 1914.” History Today, 1960, 232–46.

 

 

DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun