Birinci Dünya Harbi’nde İran Cephesi Gelişmeleri ve Harbin Sonunda Irak Cephesine Etkileri

Birinci Dünya Harbi’nde İran Cephesi Gelişmeleri ve Harbin Sonunda Irak Cephesine Etkileri

Savaşa giden süreçte İran’ın kuzeyi Rus, güneyi ise İngilizlerin nüfuzu olan bölgelerdi. Orta bölümde ise Alman birlikleri faaliyet gösteriyordu. Bu kaos dolu dönemde İran’daki Alman konsolosları ve ajanları, İran’ın Rus ve İngiliz kuvveti bulunmayan her tarafında halkı İtilaf Devletleri aleyhinde ayaklandırmaya çalışıyorlardı. Bu gelişmelerin ardından bölgede meydana gelen Kutül Amare kuşatmasındaki faaliyetler ise İran cephesindeki dengeleri etkiledi. İran cephesinde cereyan eden bu gelişmeler harbin sonunda Irak cephesini olumsuz etkiledi. Irak cephesindeki başlıca gelişme, 1916 yılı ilkbaharında beliren Bağdat istikametindeki Rus tehdidi oldu. Dolayısıyla beliren bu tehdide karşı tedbir alma gereği ortaya çıktı."

BEYAZ TARİH / HABER

1907 Antlaşması gereğince İran’ın kuzeyi Rus, güneyi ise İngiliz nüfuz bölgesiydi. Ortada kalan tarafsız bölgede Almanlar faaliyet gösteriyordu. İran Hükümeti İngiltere ve Rusya’nın nüfuz ve etkisi altında bulunmakla beraber İran milliyetçileri durumdan memnun değillerdi. Bundan faydalanan Almanlar evvela propaganda faaliyetine başladılar. Sonra da İsveçli subayların idaresinde bulunan İran jandarmasının büyük kısmını ve İran aşiretlerinin bir bölümünü elde ettiler.1      

Kutü’l-Amare Zaferine Kadar Olan Sürede İran Cephesi Gelişmeleri

İran’daki Alman konsolosları ve ajanları, İran’ın Rus ve İngiliz kuvveti bulunmayan her tarafında halkı İtilaf Devletleri aleyhinde ayaklandırmaya çalışıyorlardı. Bol para sarf etmek suretiyle aşiretlerden bir kısmı elde edilmişti. Birçok yerlerde ayaklanmalar oldu. Alman hareketleri daha ziyade tarafsız bölgede ve kısmen de İngiliz kuvveti bulunmayan Güney İran’da muvaffak oluyordu.

Afganistan’a gönderilmek üzere hazırlanan fakat bu görevin iptal edilmesinin ardından 30 Eylül 1914’de Bağdat’a gelen Rauf Bey Müfrezesine, Irak ve Havalisi Komutanı Süleyman Askeri Bey 4 Mart 1915'de gönderdiği emirle, Kirmanşah'ın Rus ve İngilizlerce Osmanlı Devleti'ne karşı bir üst haline gelmesi sebebiyle işgal edilmesini istedi.2 Bunun üzerine Rauf Bey Müfrezesi 11 Mart 1915’de Hanikin’den İran hududunu geçti ve hududun 80 kilometre doğusundaki Kerent mevkiine kadar ilerledi. Kirmanşah’a ilerlemek üzere hazırlık yaparken, Alman ve İran Hükümetlerinin tesirleri ile Müfrezeye 10 Eylül 1915’de Hanikin’e dönme emri verildi. Böylece Afganistan’a heyet göndermek gibi Kirmenşah’a kadar ilerlemek teşebbüsünden de vazgeçildi.3 Müfreze, Hanikin sınırına yakın olan ve Bağdat yolunun güvenliğini sağlama bakımından önemli bir mevkide yer alan Seripul'a çekildi.4

plan
İran muharebe sahasındaki Rus ve Türk kuvvetlerinin durumu

 

İran harekatının bir elden idaresi lüzumu kendini gösterdiği için Almanya Hükümeti müşterek harekâtın temin ve tanzimini Enver Paşa’ya bıraktı. Enver Paşa da bu işi Trakya’da 1. Ordu Kumandanı olan Mareşal Von der Goltz’a vererek onu Irak’taki 6. Ordu Kumandanlığına tayin etti. Goltz Paşa 1915 yılı Aralık ayında Bağdat’a gelerek göreve başladı. Bu esnada Ruslar Hazar Denizi’nde Enzeli Limanı’na asker çıkarmaya başladığı için İran cephesi önem kazanmakta idi. Goltz Paşa Irak’daki sevk ve idareyi Nurettin Bey’e bırakarak daha ziyade İran işleriyle meşgul oldu.

Goltz
Colmar von der Goltz 

Bakü’den Enzeli’ye nakledilen Rus kuvvetleri Kazvin’de toplanırken İran’da mühim hadiseler oldu. 15 Kasım 1915’de Tahran’da tertip edilen hükümet darbesi, bir Rus birliginin Kazvin’den Tahran’a doğru yürümesi üzerine muvaffak olamadı.

1915 yılı Aralık ayı başında İran’daki durum şöyleydi: Rus kuvvetleri; General Baratof Kolordusu Kazvin’de toplanmıştı. General Çernozubof kumandasındaki Rus Azerbaycan Kolordusu da Rumiye Gölü batısı ve güneyinde tertiplenmişti.

İran’daki Müttefik kuvvetleri; İran jandarmaları, gönüllüler ve aşiret kuvvetleri ile küçük bir Alman ve Avusturya müfrezesinden ibaret 15.000 kişiydi. Bu kuvvet büyük kısmı Hemedan-Kazvin yolu üzerinde olmak üzere Kum-Save-Ave-Bicar hattında 200 kilometrelik bir cepheye dağılmıştı. Rus Azerbaycan Kolordusu’nun karşısında birkaç hudut taburu ile gönüllülerden ibaret olan Türk Musul Grubu vardı.

General Townshend Kutü'l Amâre’de mahsurdu. Bunu kurtarmaya tahsis edilen İngiliz kuvvetleri 25 Aralık’ta Irak’taki Türk kuvvetleriyle temas etti. İran’daki derme çatma kuvvetlerin Ruslara karşı mukavemet etmesi mümkün olamadığından 6. Türk Ordusu Hemedan ve Basra üzerinden tesirini gösterecek iki düşman ordusu tarafından tehdit ediliyordu. Baratof Kolordusu 3 Aralık 1915’de Kazvin’de toplandıktan sonra harekete geçerek 1 Ocak 1916’da Hemedan’ı, 24 Ocak 1916’da Gengaver’ı zapt ettiler.  

6. Ordu Kumandanı Goltz Paşa, Rus ileri hareketi üzerine kritik bir durumda olan Irak cephesinden Yarbay Şevket Bey kumandasında takviyeli bir alayı alarak İran cephesine sevk etti. Baratof’un ileri harekâtı içte ve dışta tesirini gösterdi. İran aşiretleri Almanlar’dan yüz çevirmeye başladılar. Türk Başkumandanlığı Trakya’dan 2. Piyade Tümeni ile Müstakil Süvari Tugayı’nı 6. Ordu emrine sevk etmeye başladı. Goltz Paşa da İran’daki kuvvetleri Bağdat Grubu Kumandanlığı adı ile beraberinde getirdiği Albay Bop’un emrine verdi.5

İleri harekâta devamla Ruslar 24 Şubat 1916 akşamı Kermenşah’ı işgal ettiler.6 Bunun üzerine İran’daki Türk müfrezesi 2 Mart 1916’da Paytak Boğazı’nda tertiplendi. Bu sırada İran’daki Türk birliklerinin kuvveti Hanikin’in hudut taburu ile 7 piyade ve 1 topçu taburuna ulaştı.

Kirmanşah’ın düşmesinden sonra aşiret kuvvetleri tamamiyle dağıldı. Jandarma dahil tüm İran kuvveti 3.000 askerdi. Artık Ruslar, Bağdat-Musul hududuna 40-80 kilometre yaklaşmışlardı. İngilizler de Kut’taki İngiliz Tümenini kurtarmak için Irak cephesine taarruz ediyorlardı.7 Ancak Ruslar henüz Kirmanşah’ta Bağdat yönünde ileri harekât için hazırlık yaparlarken 29 Nisan 1916’da General Townshend tümeni ile birlikte esir oldu. Böylece İngilizlerin kuşatma altındaki tümenlerini kurtarmak yönünde Rusların Bağdat istikametinde yapacağı baskı hesapları boşa çıktı.

Kutü’l-Amare Zaferi Sonrası İran Cephesi Gelişmeleri

Kutü’l Amare’nin son günlerini yaşadığı sırada İran’daki Baratof, Bağdat istikametinde taarruz etme emrini aldı.8 General Baratof, taarruza ancak Kut’daki İngiliz kuvvetinin teslim olmasından dört gün sonra 3 Mayıs 1916’da başlayabildi. Rus taarruzu karşısında, bölgede bulunan Türk müfrezesi Haniki’ne çekilmeye mecbur kaldı. Bu gelişme üzerine Goltz Paşa, Bağdat’a takviye için gelmekte olan 6. Tümeni Hanikin istikametine sevk etti.

Türk-İran sınırında bulunan Hanikin önlerine kadar gelen Rusların Bağdat'ı tehdit etmesi üzerine ilk aşamada Rusların Kirmanşah'a geri çekilmesini sağlamak için 13. Kolordu'nun İran'a gönderilmesine karar verildi. Kutü'l Amare'de İngilizlere karşı savaşan (Albay) Ali İhsan Bey, 4 Şubat 1916 tarihinde İran cephesinde bulunan ve 6’ncı Ordu'ya bağlı 13’üncü Kolordu Kumandanlığı'na atandı.9

Ali İhsan Sabis
Ali İhsan Sabis

 

13’üncü Kolordu, 9 Mayıs 1916'da Kutü’l Amare'den yola çıktı.10 İran'a yapılacak geniş bir askeri harekâtın esaslarını belirlemek ve durumu cephede görmek için Bağdat'a hareket eden Enver Paşa 19 Mayıs 1916'da Bağdat'a ulaştı ve burada Rus ileri harekâtı nedeniyle Bağdat'a çekilmiş olan İran yönetimine muhalif Nizam es- Saltana ve İran bölgesinde faaliyetlerini sürdüren Alman subaylarıyla durum değerlendirmesi yaptı. Daha sonra 23 Mayıs 1916 tarihinde Alman General Von Lussow ile İran üzerine yapılacak harekâtın esaslarını şu şekilde tespit etti:

-Kutül Amare cephesinde İngilizlere karşı 18. Kolordu'yu bırakmak.

-13’üncü Kolordu'yu Hanikin'de toplayarak Kirmanşah-Hamedan-Kazvin istikametine taarruzla görevlendirmek.

-Süleymaniye ve Musul grupları ile taarruz ederek Kuzey İran'ı elde etmek.

-İran'da, Ruslardan kurtarılan yerlerde Nizam es-Saltana’ya geçici bir hükümet kurdurmak, İranlılardan asker ve jandarma kaydedip bir tümen oluşturmak.

-Nizam es-Saltana'nın maiyetine ilave bir tümen ve karargâhını organize edecek sayıda subay vererek bütün İran’ı ayaklandırmak. Müteakiben İran'daki Rus ve İngiliz tahakkümüne son verilip İran'ın büyük kaynaklarına dayanarak Afganistan da ele geçirmek ve Hindistan isyanını gerçekleştirmek.11

27 Mayıs 1916’da 6’ncı Ordu Kumandanı Halil Paşa, 13’üncü Kolordu Kumandanı Ali İhsan Bey'i Bağdat'a çağırdı ve buradaki yüz yüze görüşmede Enver Paşa’dan aldığı emir kapsamında İran taarruzunu açıkladı.12 8-9 Haziran 1916 tarihinde hazırlıklara başlayan 13’üncü Kolordu, 11 Haziran 1916'da Kasr-ı Şirin'i işgal etti. İleri harekâtını sürdüren Kolordu 1 Temmuz 1916'da Kirmanşah'ı ele geçirdi.13

enver
Enver Paşa

Ali İhsan Bey, hazırlık için bir müddet Kirmanşah'ta kalmak istese de Almanların ısrarları üzerine Enver Paşa 28 Temmuz 1916'da 13’üncü Kolordu'ya yeniden ilerleme emri verdi.14 Bunun üzerine Ali İhsan Bey 5 Ağustos 1916’da Kermanşah’tan Hamedan istikametinde ileri harekâta geçti ve 10 Ağustos 1916'da Hamedan'ı ele geçirdi. Hamedan'ın ele geçirilmesinden sonra ileri harekâta bir müddet ara verilerek kolordu buraya yerleşti ve bölgede kalan Rus kuvvetlerini kuzeye doğru sürmeye çalıştı.15

Irak’ta İngilizlerin Kut cephesine taarruz başlatacakları 1916 yılı Aralık ayında Başkomutanlık, 13’üncü Kolorduyu Hemedan’dan da ileriye hareket ettirmek istiyordu. Ancak Kolordu Komutanı, noksanları tamamlanmadan üstün Rus kuvvetine karşı ilerlemeyi tehlikeli buluyordu. 6’ncı Ordu Komutanı Halil Bey de ileri harekâtın hazırlıklar tamamlandıktan sonra yapılması fikrindeydi.

Bu sırada İngilizler Irak’ta büyük çaplı taarruz için hazırlıklarını tamamlayarak 13 Aralık 1916 gecesi Kut mevziini kuşatacak şekilde taarruza başladılar.

6’ncı Ordu Kumandanı Irak’ta İngiliz taarruzuna rağmen İran’dan kuvvet çekip bu cepheyi zayıflatmak istemiyordu. Ancak Kut mevzii düşme aşamasına gelince 23 Şubat 1917’de Hemedan’daki 6’ncı Tümenin Bağdat’a hareket etmesini istedi. İki gün sonra 25 Şubat 1917’de Kut mevzi tümüyle kaybedilip 18’nci Kolordu’nun Aziziye istikametinde çekilmeye başlaması üzerine 13’üncü Kolordu’ya tekmil kuvveti ile İran’ı boşaltarak Hanikin istikametinde çekilmesi emrini verdi.16

13. Kolordu İran’dan 28 Şubat 1917’de çekilmeye başladı. 2 Mart 1917’de Ruslar Hamedan'ı işgal ederek kolorduyu tazyike başladılar. Fakat çok muntazam çekilen 13. Kolordu’ya bir tesir yapamadılar.17

İran'dan çekilen 13. Kolordu önce Hanikin civarında toplandı. 31 Mart 1917’ye kadar da Diyale batısına çekilerek Cebel-i Hamrin mevziini tuttu. Irak hududuna kadar ilerleyen Rus taarruzları önce yavaşladı, sonra Rusya’da ihtilalin baş göstermesi üzerine yazın tamamen durdu. Baratof yavaş yavaş çekilmeye başladı. Ekim 1917’de Bolşevikliğin ilan edilmesiyle beraber Rus askerleri dağıldılar.18

Bundan sonrasında İngilizler, mevcut iki kolordularından 1. Kolordu ile Dicle Nehri boyunca 18. Kolorduya, 3. Kolordu ile Diyale mevkiindeki 13. Kolordu’ya taarruzu sürdürdüler. Ancak sıcaklardan dolayı 1917 yılı yaz aylarında taarruzları durdu. Sonbahar ve kış aylarında ise İngilizlerin yaptığı mahdut hedefli taarruzlar püskürtülerek birlikler mevzilerinde tutunmayı başardılar. 1918 yılı ilkbaharında 13’üncü Kolordu’nun iki tümeninden biri 3’üncü Ordu emrine görevlendirilince İngiliz 3’üncü Kolordusu karşısında yalnız bir tümen kaldı.

İngilizler 1918 yılında ilk olarak bu istikametten, Diyale mevkiinden ileri harekâta geçtiler. 13’üncü Kolordu Komutanı üstün İngiliz 3’üncü Kolordusu karşısında kati neticeli muharebeye girmeden oyalama yaparak çekilmeye başladı. İngilizler 8 Mayıs 1918’de Kerkük’ü işgal ettiler. 29 Haziran 1918’de Başkomutan Vekili Enver Paşa’nın emriyle 6’ncı Ordunun 18’inci ve 13’üncü Kolorduları lağvedildi. Böylece 6’ncı Ordu emrinde sadece iki tümen (14 ve 2’nci Tümenler) kaldı. Bu düzenleme sonrası Irak cephesinde 6’ncı Ordu sürekli küçülürken, İngilizlerin Irak’taki sefer kuvvetlerinin sayısı Ekim 1918’de 414.000’e ulaştı.19

plan2
13. Kolordu’nun İran’dan çekilişi ve artçı muharebelerine dair plan

 

1918 yılı ilkbaharında Diyale mevkiindeki harekâtı tamamlayan İngilizler, sonbaharda yeniden ileri harekâta başladılar. Muharebe gücü üstün olan İngilizler karşısında zayiatlarla sürekli eriyen Türk birlikleri Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı 30 Ekim 1918’de Musul’a kadar çekilmek zorunda kaldılar.

İngilizler mütarekeden sonra ileri harekete devam ederek yapılan protestolara rağmen mütareke hükümlerine aykırı olarak 3 Kasım 1918’de Musul’u işgal ettiler.20 Sonra da Kasım ayı sonuna kadar Musul vilayetinin boşaltılmasını istediler.21

Sonuç

İran cephesi gelişmeleri Irak cephesini olumsuz etkiledi. Irak cephesindeki başlıca gelişme, 1916 yılı ilkbaharında beliren Bağdat istikametindeki Rus tehdidi oldu. Dolayısıyla beliren bu tehdide karşı tedbir alma gereği ortaya çıkmıştır. Ancak alınan tedbirlerin çapına bakıldığında, tehdidi karşılamanın ötesinde büyük hedefler ortaya konarak hareket edilmiştir. Büyük hedef, İran’ı kontrol altına alıp Afganistan ve Hindistan’a ulaşmak ve Hint Müslümanları ile İngiltere’ye, Orta Asya Türkleri ile de Rusya’ya karşı ayaklanmalar başlatmaktı.

Almanların ve Enver Paşa’nın vizyon eksikliği ve dünya gerçeklerinden uzak kalmasının bir neticesi olan iyimser fakat kabili tatbik olmayan bu büyük hedef, hülyadan öte gidememiştir. Üstelik böyle bir hülya için Irak cephesi en kritik dönemde yarı yarıya boşaltılarak, kuzeye ilerlemeleri yönünde İngiliz ordusuna davetiye çıkarılmıştır.

Almanya İran cephesine sadece istihbarat uzmanlarından oluşan az sayıda personel ayırdıklarından, onların Avrupa cephelerindeki kuvvetleri bu süreçte herhengi bir şekilde etkilenmemiştir. Oysa Osmanlı ordusu, kendisi için hayati önem taşıyan Irak cephesini zayıflatmayı göze alarak İran cephesine takviyeli bir kolordudan daha fazla kuvvet sevk etmiştir. Almanlar bir yerde, Avrupa’da savaştıkları İngilizlerin ve Rusların dikkatlerinin İran’a dağılmasını sağlasa da, Osmanlı yönetimi İran cephesinde iç bölgelerine kadar ilerlenmesinin karşılığını hiç bir surette alamamıştır.

Osmanlı yönetiminin İran cephesine yönelik politikası nasıl olmalıydı? Bu sorunun yegâne cevabı; Irak cephesini zayıflatmayacak bir politika olmalıydı. Kûtü’l-Amâre Zaferi kazanıldığında İran cephesinde ilerleyen Rus Baratof Kolordusu’na karşı Paytak Geçidi’nin tutulması yeterli olacaktı. Bu geçidin tutulması halinde, arazinin dağlık yapısı nedeniyle Rusların sınırı geçmesi mümkün olmayacaktı. Geçitlerin savunulması, savunan tarafa büyük kolaylık sağladığından takviyeli alay çapında zinde bir kuvvet geçidin savunulması için yeterli olacaktı. Halihazırda sınıra gelinceye kadar Baratof Kolordusu fazlasıyla yorulmuş, muharebe zayiatının yanı sıra salgın hastalıklar nedeniyle epey kayıplar vermişti. Coğrafya da düzenli bir muharebe şekline imkan vermediğinden geçit Ruslar tümüyle takatten düşene kadar kolaylıkla savunulabilirdi. Bu durumda 1917 yılında Kut cephesini İngilizlere karşı iki kolordu, yani iki katı kuvvet daha etkin savunabilirdi. İngilizler 1916 yılı sonunda Irak’ta genel taarruza başlarken bire karşı dört üstünlük sağlamışlardı. Bu üstünlük onlara geniş cepheli bir kuşatma olanağı sağladı. Böylece Kut cephesi 2,5 ay süren direnme sonucu çöktü. Eğer cephe iki kolordu ile savunulsaydı, bire karşı iki üstünlükle İngilizlerin cepheyi bir yıla yakın süreden önce yarması mümkün olamayacaktı. Harbin sonunda Mondros Mütarekesi imzaladığında İngilizler Musul’un güneyine kadar ilerleyebilmişti. Cephe iki kolordu ile savunulsaydı, muhtemelen İngilizler harbin sonunda ancak Bağdat’ın güneyine kadar ilerleyebileceklerdi.  

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Dipnotlar

1Fahri Belen, Birinci Dünya Harbi, Türk Harbi 1916 Yılı Hareketleri, Gnkur. Basımevi, Ankara, 1965, s.163.

2İsrafil Kurtcephe, Mustafa Balcıoğlu, "Birinci Dünya Savaşı Başlarında Romantik Bir Türk Alman Projesi-Rauf Bey Müfrezesi", OTAM, Sayı III,Ocak 1992, s. 258.

3Belen, age., s.164.

4ATASE Arşivi, K. 3610, D. 297-30, F. 001-04a.

5Belen, age., s.166-168.

6Kemal Özden, "Hans Von Kiesling’in Gözünden I.Dünya Savaşı Sırasında Kutü’l-Amare ve İran Operasyonları", Kutü’l-Amare Zaferi’nin 100.Yılı Münasebetiyle I.Dünya Savaşı’nda Irak Cephesi Uluslararası Sempozyumu Bildirileri, ATAM Yayınları, Ankara, 2016, s.355.

7Belen, age., s. 168-169.

8Belen, a.g.e, s.169.

9Barış Metin, Birinci Dünya Savaşında İran Coğrafyasında Etnik, Dini ve Siyasi Nüfuz Mücadeleleri, Berikan Yayınevi, Ankara, 2012, s. 59.

10Sadık Sarısaman, "Golç Paşa ve XIII. Kolordu Harekâtı Dönemlerinde Osmanlı-İran İlişkileri (Ekim 1915-Nisan 1917)", Erzurum Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 1995, s. 142.

11Sarısaman, agt., s. 145-146.

12Ali İhsan Sabis, Harp Hatıralarım (Birinci Cihan Harbi), c.II, Nehir Yayınları, İstanbul, 1990, s.220.

13Metin, age., s. 117.

14Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi, İran-Irak Cephesi 1914-1918, s.215-216.

15Metin, age., s. 119-120.

16Belen, Birinci Dünya Harbi, Türk Harbi 1916 Yılı Hareketleri, s.193-195.

17Belen, Birinci Dünya Harbi, Türk Harbi 1918 Yılı Hareketleri, s.IX.

18Fevzi Çakmak, Büyük Harp’te Şark Cephesi Harekâtı, Yay.Haz. Ahmet Tetik, T.İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2011, s.429.

19Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi, İran-Irak Cephesi 1914-1918, s.555, 565.

20Türk Silahlı Kuvvetler Tarihi, s.315.

21Belen, Birinci Dünya Harbi 1918 Yılı Hareketleri, s.145.

 

 

Kaynakça

Genelkurmay ATASE Arşivi

Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi, İran-Irak Cephesi  1914-1918, Cilt III, Gnkur. Basımevi, Ankara, 1979.

………………………………………., 1916 Yılı Hareketleri, Gnkur. Basımevi, Ankara, 1966.

……………………………………..., 1918 Yılı Hareketleri, Gnkur. Basımevi, Ankara, 1967.

Çakmak Fevzi, Büyük Harp’te Şark Cephesi Harekâtı, Yayına Hazırlayan Ahmet Tetik, T.İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2011.

Kurtcephe İsrafil, Mustafa Balcıoğlu, Birinci Dünya Savaşı Başlarında Romantik Bir Türk Alman Projesi-Rauf Bey Müfrezesi, OTAM, Sayı III,Ocak 1992.

Metin Barış, Birinci Dünya Savaşında İran Coğrafyasında Etnik, Dini ve Siyasi Nüfuz Mücadeleleri, Berikan Yayınevi, Ankara, 2012.

Özden Kemal, Kutü’l-Amare Zaferi’nin 100.Yılı Münasebetiyle I.Dünya Savaşı’nda Irak Cephesi Uluslararası Sempozyumu Bildirileri içinde Hans Von Kiesling’in Gözünden I.Dünya Savaşı Sırasında Kutü’l-Amare ve İran Operasyonları, ATAM Yayınları, Ankara, 2016.

Sabis Ali İhsan, Harp Hatıralarım (Birinci Cihan Harbi), c.II, Nehir Yayınları, İstanbul, 1990.

Sarısaman Sadık, Golç Paşa ve XIII. Kolordu Harekâtı Dönemlerinde Osmanlı-İran İlişkileri (Ekim 1915-Nisan 1917), Erzurum Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 1995.

Türk Silahlı Kuvvetler Tarihi, C. III, 6 ncı Kısım (1908-1920), Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1996.

Veltzke Veit, Unter Wüstensöhnen. Die deutsche Expedition Klein im Ersten Weltkrieg , Nicolai Verlag Berlin, 2014.

 

DİĞER MAKALELER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun