Antik Yunan izleri görülen Keros Adası'nda 4.500 yıllık mühendislik başarısı keşfedildi

Antik Yunan izleri görülen  Keros Adası'nda 4.500 yıllık mühendislik başarısı keşfedildi

4.500 yıl önce becerikli ustalar, teras duvarlarını Keros adasındaki kayalık burna oturtarak yaptıkları bir ‘piramit’ yapısı keşfedildi.

BEYAZ TARİH / HABER

Yunanistan’ın uzak Keros adasındaki yeni kazılar, bu alanı Ege’deki en etkileyici arkeolojik alanlarından biri haline getiren mühendislik ve anıtsal mimari eserlerin muhteşem kanıtlarını ortaya çıkardı. Arkeologlar, Keros adasındaki son bulguların metal işçiliği kanıtı olduğuna ve bir kentsel merkezin başlangıcını öne sürdüğünü söylemekte.

Adanın doğal, piramit şeklinde”Dhaskalio burnu” olarak da bilinen kayalık bir burnu var ve dikkat çekici yapılara sahip. Yaklaşık 4500 yıl önce, yetenekli inşaatçılar doğal taşa devasa teras duvarları oymuşlar ve bu alanı insan yapımı basamaklı bir piramit haline getirmişler. Teraslarla yapılan düz yüzeylerde, Nakşa adasından ithal edilen yaklaşık bin ton taşla etkileyici, parıltılı ve özenli yapılar inşa ettiler.

Arkeologlar, kayalık “piramidin” altında gizlenmiş, binlerce yıllık kompleks bir drenaj tünel ağı buldu – ki bu ağ Knossos’daki Miken sarayının iç tesisatından bile eski. Bu sistemin kanalizasyon veya tatlı su için mi tasarlandığı henüz belirsiz.

Ayrıca, bir kurşun balta ve metal işleme ekipman parçaları da dahil olmak üzere ileri metal işleme delili olan iki atölye de ortaya çıkarıldı.

Dhaksalio burnu, yükselen deniz seviyesinden dolayı aslında şu an küçük bir adacık. Bununla birlikte, 4500 yıl önce Keros’a dar bir geçit yolu ile bağlandı – önceki araştırmalara göre, kırık mermer nesneleri gibi malzemeler içeren esrarengiz ritüellerin gerçekleştiği hac yeri olan bir deniz sığınma eviydi.

Bir zamanlar Kiklad uygarlığının bir parçası olan ada, Pablo Picasso ve Henry Moore gibi sanatçıların eserlerine esin kaynağı olan binlerce garip, düz yüzlü mermer heykellerle biliniyor.

Kazı eş başkanı olarak görev yapmış olan Cambridge Üniversitesi’nden Colin Renfrew’e göre Dhaksalio, Keros üzerinde en iyi doğal liman oluşturduğu için ve kuzey- güney ve batı Ege bölgelerine karşı mükemmel bir görüşe sahip olduğu için odak noktası olmuş olabilir.

Dhaskalio şimdi ıssız ve koruma altında olan bir yerleşim alanı, ancak günümüzden 4.500 yıl önce yoğun nüfuslu bir yerleşim alanı idi. Bununla birlikte, kanıtlar gösteriyor ki, kendi kendine yeterli olma ihtimali oldukça düşüktü. Yani, yerleşimin devam etmesi için büyük bir toplumsal çaba harcanıyordu. Gıda, taş ve metal işlemek için cevherin hepsinin ithal edilmesi gerekiyordu.

Aşamalı kazı alanının koordinasyon sorumlusu olan Cambridge Üniversitesi’nden Michael Boyd, “Burada metal işiyle ve başka şekillerde gördüğümüz şey kentleşmenin başlangıcı: merkezileştirme; yani çok merkezli toplulukların şantiyede merkezli ağlara çekilmesi, zanaat veya tarımsal üretimde yoğunlaşma, mimaride teşvik ve şehir sakinlerinin ritüel yönleri.” diyor.

“Bu, kutsal alanda ritüel uygulamaları üzerine yoğunlaşıldığı ilk günlerden itibaren Dhaskalio’daki toplumsal değişime dair net bir bilgiye ve orta yıllarında Dhaskalio’nun büyüyen gücüne işaret ediyor.”

Kaynak: Arkeofili

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar ve resimlerle tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Kaynak gösterilmek suretiyle yapılan kısa alıntılar dışında içeriklerin tamamı kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun