Can Yücel

Can Yücel
  • Doğum : 21 Ağustos 1926 - İstanbul
  • Ölümü : 12 Ağustos 1999 - İstanbul
  • Meslek : Çevirmen, şair

Can Yücel, Türk şair ve çevirmen. Tek parti döneminin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in oğludur. Shakespeare, Hamlet gibi dünyaca ünlü şairlerden çeviriler yaptı. 'Rengahenk' adlı kitabı müstehcen içerik barındırması sebebiyle toplatıldı. 1962'de İngiltere'deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı buldu ve oldukça dikkat çekti. Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle hapse mahkum oldu. Dünyaca ünlü şair Shakespeare'in ünlü 'To be or not to be' cümlesini; 'Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde sloganik bir ifadeyle Türkçe'ye çevirdi. Üslubunda bir kabalık olsa da şiirleri geniş kitleler tarafından benimsendi. Türkiye'de son yıllarda kendisinin yazmadığı birçok şiir ona atfedildi. 'Herşey sende gizli' isimli şiir Can Yücel'in olmadığı halde MEB kitabına kadar girdi. Doktorların ikazlarına rağmen aşırı alkol ve sigara tüketiminden vazgeçmedi. Çiçeklere ve ailesine düşkünlüğüyle bilinen şair, vasiyeti üstüne hayatını kaybettiği Datça'ya gömüldü.

Hayatı 

21 Ağustos 1926'da İstanbul'da doğan Can Yücel Ankara Üniversitesi Dil - Tarih ve Coğrafya Fakültesi Klasik Filoloji Bölümü ve Cambridge Üniversitesi'nde öğrenim görerek uzun süre Fransa'da ve İngiltere'de yaşadı. Yurda dönüp 1953'te Kore Savaşı'na katılan Türk birliğinde askerliğini tamamladı. Askerliğinden sonra tekrar İngiltere'ye gitti. Londra'da BBC'nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. 1963'te Türkiye'ye geri döndükten sonra Marmaris'te bir süre turist rehberi olarak çalıştı ve İstanbul'a yerleşti.

Şiiri ve Çalışmaları

Edebiyata şiirle başlayan Can Yücel, çeşitli dergilerde yayınlanan şiirlerini, 1950'de basılan ilk şiir kitabı "Yazma"da topladı. Bu kitabın ardından uzunca bir süre üslup arayışındaydı. İlk şiirlerinde kafiyeli söyleyiş, coşkulu anlatım, geleceğe umut ve güvenle bakış belirgin özelliklerdi.

1973'te basılan ikinci şiir kitabı "Sevgi Duvarı"nda imge-sözcük-anlam üçlüsünün birbiriyle dengelendiği insan-doğa ilişkilerini konu alan şiirleri ile göze çarpıyordu. Kara mizah öğeleri taşıyan siyasal içerikli bazı şiirlerinde tarihsel ve günlük olayları iç içe işledi.

1974'te çıkan üçüncü kitabı "Bir Siyasinin Şiirleri", önceki dönemlerin bileşkesiydi. Bu şiirlerde cezaevinden dışarıya dönük gözlemlerini, izlenimlerini, duygu ve düşüncelerini politik kimliğini de sorgulayarak yansıttı. Hiciv gücü ve sözcük oyunlarıyla eriştiği dil ustalığı, geniş kültürüyle beslenen şiirini yeni boyutlara ulaştırdı. Halk ağzı, türküleri ve deyişlerinden de yararlandı. Şiirin yanısıra tiyatro oyunları da çevirdi. Sanat hayatı boyunca devlet tarafından birçok kez cezaya çarptırıldı.

12 Mart döneminde Che Guevara'nın "Gerilla Harbi" ile "İnsan ve Sosyalizm" kitaplarının çevirisi nedeniyle 15 yıl hapis cezasına mahkum edildi. 1974 affıyla özgürlüğüne kavuştu. İstanbul'da Vatan, Demokrat, Söz gazetelerinde köşe yazıları yazdı. 12 Eylül sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı. Şiir kitaplarının yanısıra Lorca, Shakespeare, Brecht gibi önemli yazarların tiyatro eserlerinden çeviriler yaptı. 

Shakespeare, Hamlet, Fırtına ve Bir Yaz Gecesi Rüyası çevirilerinde eserin orjinaline bağlı kalmayan şair, bunu yaparken eserleri topluma mal etme amacı güttü. Shakespeare'in 'to be or not to be' diye bilinen sözünü 'Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde sloganik bir ifadeyle Türkçe'ye aktardı. 1959'da ilk baskısı yayımlanan "Her Boydan" adlı kitabında dünyadaki birçok şairin şiirini çevirdi.

Özel yaşamı ve Siyasi Görüşü

1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten 'Güzel ve Su' adlarını koyduğu iki kızı ve Hasan adını koyduğu bir oğlu oldu. Sahip olduğu bariton sesi ile okuduğu Türk şiirinde farklı bir tarz ortaya çıkaran şair,  Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılandı ve 18 Nisan seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi.

Ölümü 

 "Mekanım Datça olsun, öldükten sonra beni Datça’ya gömün" vasiyeti gereği 12 Ağustos 1999 gecesi günebakan çiçekleri eşliğinde burada toprağa verildi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Kaynakçalar
Ahmet Yıldız, O Gömülürken Yer Sarsıldı, 2010
Can Yücel'in Ölmeden Önceki Son Röportajı, Odatv 12.08.2011  
Sennur Sezer (1993). “Sekiz Kitap Tekmil-i Birden Can Yücel”, Cumhuriyet Kitap, s. 199, sf.12-14.
Can Yücel (1981b). “Yaşadığım Hayatın Değişmeleri şiirimi Etkiledi” (Kon: Doğan Hızlan), Hürriyet Gösteri
 
DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun