Adnan Menderes

Adnan Menderes
  • Doğum

    1899-Aydın

  • Ölüm

    17 Eylül 1961-Yassıada

  • Meslek

    Siyasetçi

  • Önce gelen

    Şemsettin Günaltay

  • Sonra gelen

    Cemal Gürsel

Ali Adnan Menderes, Türk siyasetçi ve devlet adamıdır. İstiklal Savaşı'na katıldı. Savaş sırasında gösterdiği başarılarından dolayı ‘’Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası’’ ödülünü aldı. Halkın büyük teveccühü ile tek parti iktidarı sonrası iktidara geldi. Ezanı aslına döndürdü. Devlet bu dönemde NATO'ya girdi. Ordu tarafından yapılan darbeyle görevden alınmış ve 3 arkadaşıyla beraber idam edildi.

1899 yılında Aydın’da doğdu. Annesini ve babasını erken yaşta kaybedince babaannesi tarafından büyütüldü. Öğrenimine 1910 yılında İttihat ve Terraki İdadisi’nde başladı. yalnız okulunu yarım bırakarak İzmir’de Kızılçullu Amerikan Koleji’ne giderek burada ortaöğrenimini tamamladı.

I. Dünya Savaşı sonlarında yedek subay olarak askere giden Menderes, eğitimini tamamladıktan sonra Filistine gönderildi. 1918 yılında İzmir’e döndü, Yunanlılar tarfından İzmir işgal edilince arkadaşları ile birlikte ‘’Ayyıldız’’ direniş örgütünü kurmuştur. 1930 yılında ise Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın Aydın il başkanı seçildi. 3 ay sonra feshedilince Cumhuriyet Halk Fırkası'na geçti. 1 yıl sonra ise millietvekili seçilerek TBMM girdi. Meclise girdikten sonra Ankara Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı.

1945 yılında hükümete ters düşen fikirlerini savununca Celal Bayar, Refik Koraltan ve M.Fuad Köprülü ile birlikte ‘’Dörtlü Takrir’’ adlı bir önergeyi Cumhuriyet Halk Partisi meclis grubuna sundular. Yalnız önerge reddedildi, bu da Celal Bayar liderliğinde Demokrat Parti’yi kurmalarına yol açtı. Parti kurulduktan sonra etkin bir muhalefet olan parti, 1950 yılındaki seçimlerde aldığı yüksek oylar ile Celal Bayar Cumhurbaşkanı seçildi, hükümeti kurma görevi de Adnan Menderes’e verildi. 1960 yılında gerçekleşen darbeye kadar Menderes başbakanlık görevini sürdürdü.

Menderes döneminde Türkiye’nin ekonomisinde belirgin değişiklikler oldu. Cumhuriyet Halk Partisi devletçilik politikası yürütürken, Demokrat Parti yarı liberal bir anlayışı benimsedi. Tarımsal açıdan makineleşme süreci görülürken, sulama ve enerji kaynakları elde etmek içinde pek çok barajlar yapıldı. Köy ve kasabalara yollar, okul, su ve elektirik gibi hizmetler götürüldü. Yalnız bu hizmetleri karşılayacak para olmadığı için borç alındı. Faiz ödemelerinin ağırlığı, ödemelerdeki güçlükler, enflasyonu körüklemiş ve ülke ekonomisi çok zor bir sürece girdi.

1952 yılında Türkiye NATO üyeliğine kabul edildi. Dış politikada görülen gelişmeler 6-7 Eylül olayları sonucunda sarstı hatta bu durum iç politikayı bile etkiledi. Ülke içinde huzursuzluklar orduya kadar yansıdı. 1960 yılının Nisan ayında üniversite öğrencileri Menderes hükümeti aleyhine gösterilere başladı.

Halkın kendisine olan bağlılığına güvendiği için istifa etmeyen Menderes, Anadolu’yu dolaşarak halkla görüşmelere başladı. Böyle bir gezi için Eskişehir’de bulunduğu sırada Milli Birlik Komitesi adını alan bir grup subay 27 Mayıs 1960 yılında yönetime el koydu.

Başta Menderes ve Celal Bayar olmak üzere Demokrat Parti üyeleri Yassıada’ya götürüldü. Hücreye kapatılan Menderes ailesi ile çok sonra görüştürülmüş, yazdığı mektuplar 50 kelime ile sınırlandırıldı.

14 Ekim’de başlayan yargılama 9 ay 27 gün 287 oturum halinde sürdü. Adalet Divanı 592 kişiyi 18 davadan yargıladı. Adnan Menderes ve Celal Bayar başta olmak üzere 15 kişi anayasayı ihlal etmek, muhalefete baskı yapmak, basını sustumak, vatan cephesi kurmak ve 6-7 Eylül olaylarını tahrik etmek suçlarından idama mahkum etti. 17 Eylül 1961 tarihinde idam edildi ve İmralı adasındaki diğer iki arkadaşının yanına defnedildi. Daha sonra TBMM’nde bir kanun çıkarılarak İmralı’da bulunan mezarların ailelerinin istediği yere nakledilmesi sağlandı.

Bu yargılamanın adil olmadığı bilinmektedir. Hakim ilkesi ihlal edilerek özel bir mahkemenin kurulması, savunma hakkının sınırlandırılması, zaman zaman mahkeme heyetince ‘’Sizi buraya getiren güç böyle istiyor.’’ şeklinde yargı bağımsızlığı açısından ciddi problemler doğuracak ifadeler kullanıldı. Bu nedenle verilen mahkumiyet kararları kamu vicdanında sürekli rahatsızlık uyandırdı, bu nedenle 1990 yılında TBMM’nde kabul edilen bir kanunla Demokrat Partililer ile birlikte Adnan Menderes’in itibarı geri verildi.

Sitembölükbaşı, Şaban, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 29, 2004

Bayar, Celal, Başvekilim Adnan Menderes, Baha Matbaası, 1969